Karabatak (Cormorant)

Şu şehr-i İstanbul’daki en ilginç kuş hangisi diye sorsalar, yanıtım kuşkusuz Karabatak olur. Şehir merkezinde yaşayan serçeler, kargalar, martılar gibi diğer türler insanlarla içiçe ve bir şekilde iletişim halinde iken, karabataklar sürekli gözümüzün önünde fakat tamamen kendi dünyalarında hayatlarını sürdürürler. Bilinçli ve düzenli olarak her gün belirli saatlerde İstanbul Boğazı’nın kuzeyinden güneyine ve güneyinden kuzeyine  bazen tek başlarına bazen ikili yada kalabalık gruplar halinde uçarlar ve bunu o kadar ciddi bir tavırla yaparlar ki onları izlediğinizde sanki çok önemli bir işe yetişiyorlar sanırsınız. Moda Koyu karabatakların şehirdeki başlıca üslerinden biridir ve kıyıdan açıkta denizin içinden sivrilen tek tük kayaların veya şamandıraların üzerinde sık sık heykel gibi dikilen karabataklar görürsünüz. 
If I was asked which was the most interesting bird in Istanbul, my answer would undoubtedly be the cormorants. While the sparrows, crows, seagulls and other species living in the city center have an intimate relationship and some kind of communication with humans, the cormorants live in their own world although they are constantly before our eyes. Every day at certain hours, they consciously and regularly  fly from north to south and from south to north along the Bosphorus, sometimes alone and sometimes in groups of two or more members. They do this so solemnly that when you watch them you have the feeling that they are trying to catch up with a very important job. The Moda Bay is one of the main bases of the cormorants in the city and you often see on a rock or on a buoy off shore cormorants that stand like a statue.

Tiramisu Tarifi

Tiramisu


Malzemeler:

  • 1.5 paket kedi dili bisküvi
  • 1 fincan toz şeker
  • 2 çay bardağı neskafe ya da türk kahvesi (isteğe bağlı)
  • 2 adet yumurta
  • 200 gr labne peyniri
  • 300 gram krem şanti

Süslemek için

  • kakao

Yapılışı:

Yumurtalarla şekeri yoğun kıvama getirene kadar mikser ile çırpın. Kahveyi 1 su bardağı sıcak suda eritin. Yoğun kıvama getirdiğimiz yumurtalı şekere labne peyniri ekleyerek karıştırmaya devam edin. Krem şantiyi de ekleyerek 10-15 dakika daha karıştırın. Ardından karışımı buzdolabına koyun ve 1 saat bekletin. Kedi dili bisküvilerin yarısını kahveye tek tek bandırıp kabınıza tek sıra halinde yerleştirin. Krema karışımının yarısını kahveye bandırılmış ve kaba dizilmiş bisküvilerin üzerine yayın. Kalan bisküvileri de kahveye tek tek batırıp ıslatarak kremanın üzerine dizin. Kalan kremayı da en üste dökün. En üstteki krem şanti karışımını düzleştirin. Yaklaşık 2 saat buzdolabında bekletin. Dolaptan çıkardıktan sonra üzerine kakao serpin ve servis yapın.



Sakarmeke (Eurasian Coot)

Bugün sizlere Moda Koyu’nda en sık gördüğümüz su kuşlarından biri olan Sakarmeke’yi (Fulica atra) tanıtmak istiyorum. Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya’da yaşayan bir tür olan Sakarmeke “sutavukları” ya da diğer adıyla “yelvegiller” ailesine mensuptur. Deniz kıyılarında, göllerde ve sair sulak alanlarda yaşayan bu kuşlar uçabilirler ama uçmaktan pek hazzetmezler ve zamanlarının büyük bölümünü yüzerek geçirirler. İstanbul’da yerleşik bir tür olarak tüm yıl gözlemlenebilen Sakarmeke omnivor yani gerek bitki gerek hayvan kökenli besinleri yiyebilen bir kuştur. Nesli tehlikede kuşlar grubuna girmediği ve leziz bir eti olduğu için Sakarmeke kırsal kesimlerde ne yazık ki avcıların hedefidir. 

Not: Avcılıktan nefret ederim. Sırf zevk için yapılan avcılığın bir “spor dalı” ve “hobi” olarak tanıtılmasına ve meşru gösterilmesine de tamamen karşıyım.
Today I would like to introduce you the Eurasian Coot (Fulica atra) which is one of the most common water birds in Moda Bay. The Eurasian Coot lives in Europe, Asia, Africa and Australia, and belongs to the rail and crake bird family. Spending its life on sea coasts, lakes and other wetlands, the Eurasian Coot can fly but is generally reluctant to fly and prefers swimming. As a resident species in Istanbul, it can be observed all year long. Being an omnivore, it can eat food of vegetable or animal origin. The Eurasian Coot is not an endangered species and has a delicious meat; therefore, it is often the target of hunters in rural areas unfortunately. 
 
Note: I hate hunting. I am completely against the hunting for pleasure and its presentation and legitimation as a “sport” and “hobby”. 

Urfa Zingil Tatlısı

Urfa Zingil Tatlısı


Malzemeler

  • 3 Su B. Un
  • Yarım Pk. Yaşmaya
  • 1 Çay K. Karbonat
  • 1 Çorba K. Tereyağı
  • 1 Yumurta
  • 1 Fiske Tuz
  • Aldığı Kadar Su

Şerbeti İçin:

  • 4 Su B. Toz Şeker
  • 2 Su B. Su
  • 1 Dilim Limon

Hazırlanışı
Yaşmayayı ılık su ile çözüyoruz. Un, karbonat, tereyağı, yumurta, tuz ve kıvamını alana kadar su katıp yoğuruyoruz.
Biraz cıvık bir hamur elde ediyoruz. Üzerini streçle kapatıp mayalanması için dinlendiriyoruz. Şerbeti için, şeker, su ve limonu 8-9 dakika pişiriyoruz.
Hamur dinlendikten sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp kızgın yağda kızartıyoruz.
Ardından soğumuş şerbete sokup çıkarttıktan sonra servis ediyoruz.



Kim Daha ŞIK ?

 

Melisa Eliyeşil ‘in nişanında Serra Tokar ‘ın Reem Acra imzalı kıyafeti gözalıcı güzellikte. Kıyafetin dökümü ve pırıltıları olağanüstü kalitede.

Kıyafet ilk olarak MET Gala ‘da Melanie Trump ‘ün üstünde görüldü. Birkaç gün sonrada Serra Tokar giydi.

Melanie Trump elbiseyle tek bir poz vermiş o da yandan. Kıyafetini ön açıdan göremiyorum. O yüzden kesin birşey söylemek zor. Yandan poz verdiği için elbisenin en parlak olmayan ten rengi bölgesini görebiliyoruz. Genel havası, makyajı ve saçlarıyla elbiseye olması gereken görüntüyü sağlamış.

Elbiseyi en iyi şekilde Serra Tokar ‘ın üstünde görüyoruz. Pırıltılarına bayıldım. Kuyruk detayı çok zarif. Aksesuarları yerinde.

Melanie Trump daha uzun boylu ve daha zayıf olmasına rağmen elbise Serra Tokar ‘ın kıvrımlı vücudunda daha bir ortaya çıkmış.

HANIMELİ ÇİÇEKLİ ŞAL

İki eski manken, biri şimdilerde şarkıcı. Diğeri ev dekorasyon programı sunuyor. 
Öğleden sonra kuşağında eski şarkıcının sunduğu bir programdalar.
Eski manken yeni şarkıcı şöyle diyor; “Birine verilecek en güzel ceza onu kendinden mahrum etmektir.”
Anında televizyonu kapadım.
Çevre kirliliği, gürültü kirliliği, toplumsal kirlilik gibi söz kirliliği de aldı başını gidiyor.
Kendinden mahrum ederek birine verilecek ceza ancak çocuğuna, ailene olabilir, yoksa ceza vermeni gerektirecek bir şey yapmış olan kişi zaten senden mahrum olmayı da göze almıştır hatasını yaparken.
Son zamanlarda bakıyorum bütün paylaşım sitelerinde herkes Nietzche, Mevlana, Cemal safi, Oscar Wilde olmuş yazıyor. Aslında bu yazdıklarım kişilerin sözlerinin üzerine kendilerinden eklemeler çıkartmalar yaparak garip bir paylaşım zinciri oluşturmuşlar.
Evde üç kız olunca onların arkadaşları, yeğenler, kuzenler, takip ediyoruz ister istemez.
16-17 yaşındaki çocuklar o kısacık ömürlerine artık ne sığdırdıklarını sanıyorlarsa öyle büyük büyük laflar ediyorlar ki, bunlar büyüdüğünde hepsi birer filozof mu olacak yoksa, geçmişte söylediklerinden ve yaptıklarından utanacaklar mı?
Ben tahminimi ikinci şık için kullanıyorum.

Ama bakın bazıları gerçekten yaratıcı.
Büyük bir coşkuyla Cumaya gidip, çıkışta ayakkabılarının çalınmasını görmek gibiydi gözlerine bakmak.
En zeki hayvan yunus değil horozdur. Ben 20-30 tane tavuğu çekip çevirene erkek derim.
Biz bu vatanı güneşli günlerde bulmadık ki karanlık günlerde terk edelim.
İnsan sevdiği birini unutmaz ama, bazen birini sevdiğini unutur.
İnsanlar değerli olmayı unuttu. Önemli olmaya çalışıyorlar.
Kötü bir niyeti yoktu aslında. Sakarlık işte kalbimi kırdı gitti.
Ne bitiriyorum ne devam ediyorum. Seninle bazı şeyleri noktalı virgül misali yaşıyorum.
İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır.
Hem zengin hem yakışıklı, hem kültürlü erkeği hayal eden kadın. İndirimin ilk günü sevdiğin mağazada yanlız olmayı hayal etmen daha makul.
Allahım çok paranın beni değiştirip değiştirmeyeceğini merak ediyorum. Merakımı gidermem için bana bir şans ver.
Oysa ki aşk namaz gibidir. Sağa sola bakınca bozulur.
Benden nefret ettiğini duydum. Eğer seni düşünecek olsam bende senden nefret edecek vakit bulurdum.
Bu yazdıklarım son bir hafta içinde facebook’ta benim sayfama düşen yazıların yarısı bile değil.
Herkes büyük laf edeyim diye bir şeyler paylaşmış. 
30 yıl önce çalıştığım şirketten evli iki çocuklu bir arkadaşım da bu paylaşımlardan geri kalmamak için hanımeli çiçekli şal tarifini paylaşmış.
Yünden yapılmış şalları görünce Ortak arkadaşlarla o incelik gerektiren şeyleri nasıl yapıyor diye epey bir kafa yorduk. 
Şal tarifi veren arkadaşımızın erkek olduğunu söylemedim değil mi?

TAD’dan Yeni Bir Yarışma

Türk Astronomi Derneği, NanoManyetik Bilimsel Cihazlar San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından konulan 1000 TL ödüllü TELESKOP YAPMA YARIŞMASI düzenliyor. Yarışmanın amacı ülkemizde astronomiye ve fiziğe ilgi duyan çocuk, genç, yaşlı herkesi, elleri ile bir şeyler yapmaya özendirmek. Yapılan teleskopla Galileo’nun 400 yıl önce yaptığı teleskop ile ilk kez gözlediği Jüpiter’in ayları gözlenebilmelidir.


2010 yılı Teleskop Yapma Yarışması kuralları:
• Teleskop merceklerle yapılacaktır
• Büyütme en az x10 olacaktır
• Oluşan görüntü ters olmamalıdır
• Yarışmacılar teleskoplarını 1 Aralık 2010 tarihine kadar Türk Astronomi Derneği (Arzu Kıran eliyle), Sabancı Üniversitesi, Orhanlı, Tuzla, 34956, İstanbul adresine ulaştırmalıdırlar.
• Teleskop ile birlikte yapım ve tasarım aşamalarını anlatan en çok 2 sayfalık bir metin ve istenirse fotoğraflar gönderilmelidir.
• Katılım kişiseldir, grup adına, okullar ve kurumlar adına yapılan başvurular kabul edilmez.
• Jüri yarışmacıları teleskobu yeniden kurmak ve gözlem yapmak üzere davet edebilir.
• Türk Astronomi Derneği katılan teleskopları sergileme hakkına sahiptir. Daha sonra teleskoplar
yarışmacılara geri gönderilecektir. Kargo sırasında oluşabilecek zararlardan Türk Astronomi Derneği ve NanoManyetik Bilimsel Cihazlar San. Tic. Ltd. Şirketi sorumlu tutulamaz.
Jüri üyeleri:
Prof. Dr. Ahmet Oral (Sabancı Üniversitesi ve NanoManyetik Bilimsel Cihazlar San. Tic. Ltd. Şirketi),
Prof. Dr. Zeynel Tunca (Ege Üniversitesi),
Prof. Dr. Ali Alpar (Sabancı Üniversitesi, TAD Başkanı),
Doç. Dr. Ersin Göğüş (Sabancı Üniversitesi),
Uğur İkizler (Amatör astronom ve teleskop yapımcısı).

2011 BAFTA Brits To Watch GALASI

 

Cambridge Düşesi Kate, lavanta renkli Alexander McQueen elbisesiyle çok şık. Belinin inceliğini ortaya çıkaran tüm kıyafetler ayrı bir yakışıyor kendisine. Ama clutchını hiç beğenmedim. Minicik de olsa yine de bir klasik İngiliz kraliyet rüküşlüğü işareti :)

Nerde nasıl giyinmesini bilmeyen sadece bizde değil. İşte Hollywood dan bir örnek. Şayet onur konukları kraliyet mensupları ise ne olursa olsun böylesine bir kıyafet giymek görgüsüzlüktür. Jennifer Lopez ‘in Emilio Pucci elbisesi kendisine çok yakışmış. Kıvrımları bütün ihtişamıyla ortada. Ama diva da olsa daha kapalı bir kıyafet giyip en azından kuralına göre giyinmenin örneğini gösterebilirdi.

Bir başka nerde nasıl giyinmesini bilmeyen daha. Blake Lively Marchesa elbisesiyle şahane görünüyor. Hep dedim yine diyorum. Blake bir Marchesa kadınıdır. Bu markanın tüm parçalarını en güzel taşıyandır. Ama bir Chanel kadını değildir. Bir tül olsada bacakları ortada. Bu tarz bir galada giymemesi gerekirdi.

Nicole Kidman ‘a en olmayacak renklerden biri. Elie Saab elbise tek başına bir sanat eseri. Ama olmadık bir vücutta bir Elie Saab olsan dahi sönmüş balon gibi görünmekten kaçamazsın. Ayrıca şu şarkıcı kocasıyla ne kadar mutlu olduğunu söylesede ben kendisinde o eski güzelliğini göremiyorum ve bu işte bir iş var diyorum :)

Jennifer Garner ‘ın acıların çocuğu bakışları beni oldum olası rahatsız etmiştir. Kıyafeinin kesimi ve rengi çok güzel. Gecenin en şıkı.

Elizabetk Banks ‘ın beyaz Versace elbisesi çok hoş. Beyaz ile altın renginin ahengini sevdim. Ve gördüğünüz gibi beyaza en yakışan ayakkabı tonları dore ve lamedir. Ama clutchının rengi hoşuma gitmedi.

AMY GELEMEDİ Mİ?

Amy Winehouse Türkiye konserlerini iptal etmiş. Buraya gelmeden önce Belgrad’da verdiği konser internete düşmüş. Şarkı söylemeye ve ayakta durmaya çalışıyor. O kadar sarhoş ki ne sesi çıkıyor ne de durabiliyor. Şarkıları bölük pörçük söylemeye çalışıyor. Sonunda seyirci yuhalamaya ve salonu terk etmeye başlıyor.
Bir öğretmen bu konseri izlemek için haftalık maaşı olan 38 avroyu harcadığını söyleyerek sitem ediyor.
Rehap isimli şarkısını ilk duyduğumda sözlerini anlayamamış ama sanatçının sesine hayran olmuş, sözlerini öğrenince dehşete düşmüştüm. Meğerse “Rehab”  rehabilitasyonun kısaltılmasıymış. Ve ailesine rehabilitasyona gitmek istemediğini söylüyormuş.
Bu kadar güzel bir sesi , dünyanın her yerinde hayranları olup kendisine bu denli zarar verene ne demeli acaba?
Amy Winehouse İngiliz müzisyen bir anne babanın kızı.
1984 doğumlu. Defalarca alkol ve uyuşturucu komasına girmiş, Hapse düşmüş, rehabilitasyon merkezlerinde tedavi görmüş ama bir türlü alışkanlıklarından vaz geçmemiş olan sanatçı için böyle giderse 5-10 yıl içinde öleceği söylenmekte. Hatta bir web sitesi öleceği zamanı en yakın tahmin eden kişiye İPot hediye edeceğini açıklamış.
2008 yılında Amerika’nın en prestijli müzik ödülü olan Grammy’yi kazandığı halde uyuşturucu kullandığı gerekçesi ile Amerikan vizesi alamadığı için ödülünü almaya gidememiş.
Müzik otoriteleri sesinin  sakinleştirici özelliğe sahip olduğunu düşünüyorlar.
Öyleyse gariban neden bir türlü sakinleşemiyor acaba?
Bazen düşünmeden edemiyorum “Winehouse”
Soyadı “Şarap evi” olan biri bu yaptıkları ile isminin hakkını mı vermek istiyor.
Türk hayranlarını sükutu hayale uğratan Amy Winehouse için Mirgün Cabas Twitter’da şöyle demiş;
Biz onun İstanbul’a gelebilme ihtimalini sevdik.”
Amy İstanbul’a gelemedi ama gideceği yerin “Rehab” olacağı garanti.

Büyük Patlamanın İzleri Aranıyor


     Genişleyen evren modeliyle ilgili önümüzdeki on yıl boyunca, detaylı ölçümler yapacak olan Gökbilimcilerin, modelle ilgili ciddi kanıtlar ortaya çıkarabilecekleri belirtildi. 13,7 milyar yıl önce büyük patlama ile oluşan günümüz evreninin mikroskobik boyutlarda kalan dalgaların izlenmesi ile aranılan kanıt bulunabilecek.

     Sözkonusu kozmolojik dalgaları Chicago Üniversitesi’nden John Carlstrom önderliğinde kurulan ekip araştırmaya başladı bile. Carlstrom genişleyen evren modelinin kanıtını bulmak için dokuz kişilik bir ekiple Güney Kutbu Teleskopu yardımıyla kanıt aramakta.

     Gökbilimciler genişleyen evren modelindeki en zor testini uygulamaya ve sonuçlarını görmeye çalışacaklar. Test son derece zayıf olan çekim dalgalarına yönelik. Einstein’ın Genel görelilik kuramı’na göre genişleyen evren çok zayıf çekim dalgalarına sahip olması gerekiyor.

     ”Bu çekim dalgalarını algılarsak, bu bize evrenin genişlemesi hakkında bilgiler de verecektir.
Böylece evrenin kökeni ile ilgili farklı yorumlarda ortadan kalkacaktır. Çünkü bu farklı modellerin hiç birisi büyük patlama sırasındaki sıcak evrenin, parçacık ölçeğinde dalgalanmayla başladığını öngörmemektedir.” diyor Carlstrom.

     Carlstrom ve Scott Dodelson, 16 şubatta katıldıkları bir panelde bu konu hakkında bilgi verdiler. Paneli izleyenler arasında paralel evrenler kuramını ortaya atan Alan Guth da bulunmaktaydı. 1979 yılında, Guth genişleyen evren modelini birbirine paralel sonsuz sayıda evren kuramıyla açıklamaya çalıştı. Ancak şimdiye kadar bu kuramıyla ilgili hiçbir olumlu kanıt elde edilemedi.

     ”Birbirine paralel evrenler olsa bile bunu ölçme veya hakkında bir kanıt elde etme olanağımız yok” dedi Dodelson.
“Ancak genişleyen evren kuramını araştırabiliriz. Bu kuram aslında iki farklı düzensizlik üzerine dayalıdır. Atomik ölçekte parçacıkların dalgalanmalarıyla başlayan ve hala devam eden süreç zaten bilim insanları tarafından gözlemlendi.

     ”Bunlar genellikle, atomik ölçekte olmaktadır. Bunu bizim görmemize imkan yok. Ama evrenin genişleme süreci bu kozmik parçacıkların uzanımına (gerilmesine) neden olabilir. Bu fikir şu haliyle onay alıyor. Öyle ki söz konusu dalgalanmaları şu anda hesaplayabiliyoruz ve galaksilerin bu dalgalanmalar sonucunda oluştuğunu biliyoruz.

Büyük patlamadan günümüze… Resmi büyütmek için tıklayınız.

     İkinci tür düzensizlik tipi ise Einstein’ın tanımladığı uzay ve zamanın bükülmesine neden olan çekim dalgalarıdır. Kozmik düzeye ulaşmak için bu çekim dalgalarını ölçebilecek düzeyde hassas elektromanyetik ışınımı ölçebilecek teleskoplarımız bulunmakta.

     Ekip, teleskoptan alınan verileri incelemenin yanında çekim dalgalarını ölçebilecek bir polarimetre üzerinde de çalışmakta. Güney Kutbu Teleskopu elektromanyetik spektrumda kızılötesi ve mikrodalga dalgaboyları aralıklarını ölçebiliyor.
     Güney Kutbu Teleskopu aynı zamanda karanlık enerjinin gizemini ortaya çıkarabilir. Karanlık enerji, çekimsel alanı yenerek evrenin genişlemesine neden oluyor. Karanlık enerji görünmemekte birlikte dolaylı yönden varlığı bilinmekte. Son birkaç milyar yıl içerisinde oluşan galaksi kümelerinde etkisi görünmekte.

     ”Evrenin oluşumuna ilişkin elimizde yeterince veri var. Ancak fiziğin hangi yasalarının bunu gerçekleştirdiğini henüz bilmiyoruz. Genişlemeye neden olan etkinin karanlık enerji ve karanlık madde olduğu düşünülmekte. Önümüzdeki 10 yıl içerisindeki amacımız, bu etkide hangi fizik yasasının etkili olduğunu bulmak olacak.” diyor Dodelson.

Kaynak: Astronomy

GÜNÜN PİŞTİSİ

Süren ailesinin düğününde talihsiz bir durum yaşandı. Hande Acar ve Aslı Tümen ‘in elbiseleri birebir aynı. Bu tarz bir piştinin aynı ortamda yaşanması pek bir fena.

Aslı Tümen belli ki epey kilo almış. Olabilir. Ama seçtiği elbise vücut yapısı için hiç de uygun değil. Bu kollar zarif bir şekilde örtülebilirdi ya da kolları kapalı bir model seçebilirdi. Ama kollar hariç elbisenin bolluğu ve etek dökümü kilolu kadınlar için ideal.

Hande Acar a gelirsek rahatlıkla son zamanlarda gördüğüm en şık ve en güzel Hande Acar diyebilirim. Kendisi hamileymiş. Tebrikler. O bilindik frapan tarzından biraz olsun vazgeçmiş ve şahane olmuş. Saçları yine abartılı ama en azından toplamış, araba farı gibi görünen rujlarından sürmemiş ve takılarda sadeliğe gitmiş. Çok da iyi etmiş. Umarım bu yazımı okurda ne denli iyi ettiğini anlar ve hep böyle devam eder.

TAKIMYILDIZ ADLARI

TÜRKÇE LATİNCE

Zincirli Prenses——-Andromeda
Pompa————— Antlia
Cennetkuşu———- Apus
Kova—————– Aquarius
Kartal—————-Aquila
Sunak —————-Ara
Koç ——————Aries
Arabacı ————–Auriga
Çoban —————Boötes
Çelikkalem———- Caelum
Zürafa ————–Camelopardalis
Yengeç————- Cancer

Avköpekleri ——–Canes Venatici
Büyükköpek ——–Canis Major
Küçükköpek ——–Canis Minor
Oğlak ————–Capricornus
Karina ————-Carina
Kraliçe———— Cassiopeia
Erboğa ————Centaurus
Kral —————Cepheus
Balina ————-Cetus
Bukalemun——- Chamaleon
Pergel ————Circinus
Güvercin——— Columba
Berenis’in Saçı —-Coma Berenices
Güneytacı ——–Corona Australis
Kuzeytacı ——–Corona Borealis
Karga ————Corvus
Kupa ————-Crater
Güneyhaçı ——-Crux
Kuğu ————Cygnus
Yunus ———–Delphinus
Kılıçbalığı ——–Dorado
Ejderha ———-Draco
Tay ————–Equuleus
Irmak ———–Eridanus
Ocak ————Fornax
İkizler ———-Gemini

Turna———- Grus
Herkül ———Hercules
Saat ———–Horologium
Suyılanı ——-Hydra
Küçüksuyılanı- Hydrus
Hintli ———-Indus
Kertenkele —-Lacerta
Aslan ———Leo
Küçükaslan— Leo Minor
Tavşan ——-Lepus
Terazi ——–Libra
Kurt ———-Lupus
Vaşak ——–Lynx
Çalgı——— Lyra
Masa ——–Mensa
Mikroskop —Microscopium
Tekboynuzlu -Monoceros
Sinek ——–Musca
Cetvel——- Norma
Sekizlik ——Octans
Yılancı ——-Ophiucus
Avcı ———Orion
Tavuskuşu –Pavo
Kanatlıat—- Pegasus
Kahraman —Perseus
Anka ——–Phoenix
Ressam —–Pictor
Balıklar —–Pisces
Güneybalığı -Pisces Austrinus
Pupa——– Puppis
Kumpas —–Pyxis
Ağcık ——-Reticulum
Okçuk ——Sagitta
Yay——– Sagittarius
Akrep ——Scorpius
Yontar —–Sculptor
Kalkan —–Scutum
Yılan ——-Serpens
Altılık ——Sextans
Boğa——- Taurus
Dürbün—- Telescopium
Üçgen —–Triangulum
Güneyüçgeni -Triangulum Australe
Tukan —–Tucana
Büyükayı –Ursa Major
Küçükayı –Ursa Minor
Yelken—- Vela
Başak —–Virgo
Uçanbalık- Volans
Tilkicik —-Vulpecula
***Bir yıldız, bilinen adının yanı sıra ait olduğu takımyıldızla birlikte de anılabilir. Örneğin, Akrep (Scorpius) Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı olan Akrep Yüreği (Antares), Latince tamlayan ekiyle (nin/nın eki) birlikte, “Alpha Scorpii” (Akrep’in Alfası) biçiminde kullanılır. Ayrıca, takımyıldızların Uluslarası Gökbilim Birliği tarafından belirlenen üç harfli kısaltmaları da kullanılabilir. “Akrep Yüreği”, “α Sco” ya da “Alfa Akrep” aynı yıldızı ifade etmektedir.

NE NEREDE?

Daha önce yazmıştım Star televizyonunda haberlerde  halkın nabzını yoklamak  için sokak röportajları yapılıyor. Bu sorular ekseriyetle çok kolay bilinmesi mümkün olan sorular oluyor.
Geçen akşam yine böyle bir soru sordu muhabir.
- 28 Şubat muhtırası hangi tarihte oldu?
Vatandaşın cevabı aynen şöyle;
- Valla yılını bilmiyorum ama sanırım aylardan Mayıs’dı.
28 Şubat muhtırası Mayıs ayında…
Bir başkası Ağustosun 15′i diye emin bir vaziyette yorum yaptı.
Muhtıra sözünü duyan çok eskilere giderek Cumhuriyetin ilk kurulduğu yılları söyledi.
Bir tanesi Tarih sorulan soruya şöyle cevap verdi.
- Ben hiç onaylamıyorum öyle şeyleri. Hükümeti kınamak için şey ediyorlar.
- Ne ediyorlar?
Başka bir gün aynı muhabir yine soruyor;
- Kıbrıs nerede?
Genç, eli yüzü düzgün bir adam cevap veriyor.
- Sicilya’da.
-Sicilya derken?
- Sicilya var ya hani, etrafı denizle kaplı onun çevresinde yani. Karadeniz, Avrupa öyle.
Burada garip bir durum var. Adam İtalya’nın ucunda bir ada olan Sicilya’yı biliyor, Kıbrıs’ı bilmiyor.
- Kıbrıs nerede?
- Ege’de.
- Karadeniz’de tabi.
- Bugün doğru cevap vereceğim ya. Yunanistan’ın hemen şeyinde.
- Kıbrıs Rum kesiminde.
- Peki o Rum kesimi hangi denizde?
Adam arkadaşına dönerek;
-Karadeniz değil mi la ora?
Muammer kaddafi kimdir?
- Bence Müslümandır.
- İlahiyatçı.
- Nerenin ilahiyatçısı olabilir?
- Türkiyenin.
- Mısır ve Tunus nerede?
- Ortadoğu.
-Güney Afrika.
- Bu sıcak bir memleketler tarafında ama bilmiyorum.
- Arap Emirlikleri kıtasında.
- Mısır ve Tunus nerede?
- Amerika üzerinde.
..
Star Tv muhabiri Osman Terkan vatandaşa soruyor vatandaş bilemiyor.
Yakında bir vatandaşın Osman Terkanı bir yerlerde kıstırıp “Beni dünya aleme rezil ettin” diye bir güzel benzettiğini duyarsanız hiç şaşırmayın.