Üç Katlı Gözleme Börek


Malzemeler :

  • 4 Su B. Un
  • 3 Çorba K. Sıvıyağ
  • Tuz
  • Su

Pırasalı Harcı İçin:

  • Yarım Kg. Pırasa
  • 100 Gr. Kaşar Peyniri
  • Sıvıyağ
  • Tuz
  • Karabiber

Peynirli Harcı İçin:

  • 250 Gr. Lor Peyniri
  • 150 Gr. Beyaz Peynir
  • 6 Çorba K. Ekmek Kırıntısı

Arakatları İçin:

  • Sıvıyağ
  • Tereyağı

Üzeri İçin:

  • 1 Yumurta

Hazırlanışı
Un, sıvıyağ, tuz ve kulak memesi yumuşaklığına gelmesi için alabildiği kadar suyu koyup yoğuruyoruz. Hamuru yoğurduktan sonra dinlendiriyoruz. İç harcı için, pırasayı ince bir şekilde doğrayıp biraz sıvıyağ ile birlikte kavuruyoruz.

Tuz ve karabiberini ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Kaşar peyniri küp küp doğruyoruz. Peynirli iç harcı için, lor, beyaz peynir ve ekmek kırıntısını harmanlıyoruz. Hamur dinlendikten sonra 3 bezeye bölüyoruz. Tepsimiz büyüklüğünde hamurları açıyoruz. Açtığımız hamurlara sıvıyağ sürüyoruz.

Hamurun alt kısmını içe doğru kapatıyoruz. Peynirli iç harcın yarısını koyup diğer taraflarıda içe doğru katlıyoruz. Elimizle iyice üzerine bastırarak yağlanmış tepsinin alt tabanına koyuyoruz. Aynı işlemi 2. hamurla pırasalı harcı kullanarak yapıyoruz.

Tepsinin üzerine 2. kat olarak koyup yine bastırıyoruz. 3. hamura peynirli harcın diğer yarısını koyarak aynı işlemi yaparak tepsiye koyuyoruz. Elimizle üst üste koyduğumuz 3 hamuru tepsiyi kaplayacak şekilde bastırıyoruz. Üzerine yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış 190 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Kuru Meyveli Muffin


Malzemeler :

  • 3 Yumurta
  • 1 Su B. Toz Şeker
  • 1 Çay B. Sıvıyağ
  • 1 Çay B. Süt
  • 2 Çorba K. Tereyağı
  • 1 Pk. Kabartma Tozu
  • 1 Pk. Vanilya
  • Ustasından Un Ölçüsü
  • 1 Su B. Kuru Meyve
  • 1 Portakal Suyu

Hazırlanışı
Yumurta ve şekeri mikser ile köpürtene kadar çırpıyoruz. Sıvıyağ, süt, tereyağı, kabartma tozu, vanilya, 12 çorba kaşığı un, 1 portakal suyu, ve son olarakda kuru meyve katıp çırpmaya devam ediyoruz.
Yağlanmış kek kalıbına karışımımızı döküp önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişiriyoruz.



Kaytaz Böreği Tarifi


Malzemeler

  • 2 su bardağı un,
  • 1 yemek kaşığı kuru maya,
  • 1 tatlı kaşığı şeker,
  • tuz ve ılık su veya 2 tane ekmek hamuru,
  • hamuru açmak için 1 su bardağı sıvı yağ

Üstü için;

  • 150 gram kıyma,
  • 1 adet soğan,
  • 1 tatlı kaşığı nar ekşisi,
  • 1 tatlı kaşığı salça,
  • yeteri kadar maydanoz,
  • tuz,kimyon,karabiber ve pul biber

Not: Tarif 4 kişiliktir kalabalıksanız miktarları ölçüye göre arttırın.

Hazırlanışı
Hamuru hazırlamak için ılık suyun içine mayayı ve şekeri koyup kabarmasını bekleyin. Kabaran sıvıyı un ve tuz karışımına koyup iyice kabarmasını bekleyin.
Hamur iki kat artınca fırın tepsinin içine yarım bardak yağı döküp portakal büyüklüğünde hamuru yağın içinde yayarak açın sonra onları kare olacak şekilde katlayın. Yani önce ön tarafı hamurun yarısına diğer tarafı da diğerine gelecek şekilde katlayın. Uzun yarı yarıya katlanmış bir hamur elde edeceksiniz uç kısımlarda birbirine değecek şekilde katlayın katlanan yerler altta kalacak hamurun üstü düz olacak. Yağ azaldıkça tepsiye yağ dökün  bu börek yağın içinde açılan ama çok yağlı olmayan bir börek.Bir başka tepsiye aralıklı olarak dizin. Hamur iki kat artınca fırın tepsinin içine yarım bardak yağı döküp portakal büyüklüğünde hamuru yağın içinde yayarak açın sonra onları kare olacak şekilde katlayın.Yani önce ön tarafı hamurun yarısına diğer tarafı da diğerine gelecek şekilde katlayın.Uzun yarı yarıya katlanmış bir hamur elde edeceksiniz uç kısımlarda birbirine değecek şekilde katlayın katlanan yerler altta kalacak hamurun üstü düz olacak.
Soğanı rendeleyin,maydanozu kıyın ,kıyma,salça,nar ekşisi,tuz ve baharatlarla yoğurun. Kare hamurların üstüne birer parça koyup  elinizle hamurun üstünde kalacak şekilde yayın. 40-45 dakika tepside mayalanmaya bırakın. Börekler kabarınca 180-200  derecede kıymalar pişene kadar pişirin. Hamurun kızarmasını beklemeyin sonra kıymalar yanar. Pişince üstüne kağıt koyup elinizle su serpin. 10 dakika sonra servis edin.



Kesme Poğaça Tarifi


Malzemeler :

  • 1 Çay B. Su
  • 1 Çay B. Sıvıyağ
  • 1 Çay B. Yoğurt
  • 1 Yumurta
  • Yarım Pk. Yaşmaya
  • 1 Tatlı K. Tuz
  • 1 Tatlı K. Toz Şeker
  • Aldığı Kadar Un

Peynirli Harç İçin:

  • 100 Gr. Beyaz Peynir
  • 1 Tutam Maydanoz
  • Çörekotu

Zeytinli Harç İçin:

  • 1 Kase Siyah Zeytin
  • Kekik
  • 5 Domates Kurusu

Cevizli Harç İçin:

  • 3 Çorba K. Ceviz
  • 1 Çorba K. Domates Salçası
  • 1 Çorba K. Biber Salçası
  • 2 Diş Sarımsak

Üzeri İçin:

  • 1 Yumurta Sarısı

Yapılışı
Ilık su ile mayayı çözüyoruz ardından sıvıyağ, yoğurt ve yumurtanın akını katıp çırpma teli ile çırpıyoruz. 9 çorba kaşığı un, tuz ve toz şekeri ilave edip yoğurmaya başlıyoruz.

Hamuru yoğurduktan sonra yarım saat mayalanmaya bırakıyoruz. Cevizli iç harç için, cevizleri kırıp, domates salçası, biber salçası ve rendelenmiş sarımsak ile karıştırıyoruz. Peynirli harç için, beyaz peynir, ince kıyılmış maydanoz ve çörekotunu karıştırıyoruz. Zeytinli harç için, doğranmış zeytin, biraz kekik ve domates kurusunu karıştırıyoruz.

Hamuru 3′e bölüyoruz. Merdane ile açıyoruz oval şekilde ortasına peynirli harçtan koyup önce all ve üst kenarlardan sonra sağ ve sol kanatlardan içe doğru katlayıp bastırıyoruz. Diğer hamurlara diğer iç harçları koyup aynı şekilde yapıyoruz.

Yağlanmış fırın tepsisine poğaçaları dizip üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. Bıçak ile üst kısmına çizikler atıp biraz daha mayalandırıyoruz.Mayalandıkan sonra önceden ısıtılmış 200 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.



Yumurtalı Kaldirik Kavurması Tarifi

Malzemeler :

  • 1 Kg. Kaldirik
  • 3 Soğan
  • 3 Yumurta
  • 1 Çorba K. Domates Salçası
  • 4 Diş Sarımsak
  • Sıvıyağ
  • Tuz

Üzeri İçin:

  • 1 Kase Yoğurt
  • Pulbiber

Hazırlanışı :
Kaldirikleri iyice yıkayıp temizliyoruz. Temizledikten sonra tencerede haşlıyoruz. Yoğurdu kasesinde çırpıyoruz. Soğanı ince bir şekilde doğruyoruz.

Biraz sıvıyağ ve rendelenmiş sarımsak ile birlikte soğanları kavuruyoruz. Salçayıda ekliyoruz. Haşlanmış kaldirikleri ince bir şekilde doğrayıp soğanlarla birlikte kavuruyoruz.

Tuz ve karabiberini ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Yumurtaları kırıpkarıştırıyoruz. Piştikten sonra üzerine çırpılmış yoğurdu döküp pul biber serpiyoruz.



Kıymalı Parmak Börek

Kıymalı Parmak Börek


Malzemeler

  • 3 Su Bardağı Un
  • 3 Çorba K. Sıvıyağ
  • Tuz
  • Su

İçine Sürmek İçin:

  • 2 Çorba K. Tereyağı
  • 1 Çay B. Mısırözü Yağı

İç Harcı İçin:

  • 350 Gr. Kıyma
  • 3 Soğan
  • 1 Tutam Maydanoz
  • Tuz
  • Karabiber
  • Sıvıyağ

Üzeri İçin:

  • 1 Yumurta Sarısı
  • Susam


Yapılışı
Un, sıvıyağ, tuz ve kıvamını alması için biraz su ile hamuru yoğuruyoruz. Hamuru yoğurduktan sonra dinlendiriyoruz. İç harcı için, soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile
kavuruyoruz.

Kıymayıda ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Maydanozları doğrayıp kıymaya ekliyoruz. Tuz ve baharatını kattıktan sonra altını kapatıyoruz. Dinlenmiş hamuru merdane ile bütün olarak açabildiğimiz kadar ince bir şekilde açıyoruz.

Eritilmiş tereyağı ve sıvıyağı karıştırarak açtığımız hamurun üzerine sürüp 3-4 dakika bekletiyoruz. Hamur yağını çektikten sonra etrafındaki boş yerleri su ile ıslatıyoruz. Her köşeden çekip hamuru daha fazla inceltiyoruz.

Sağ ve sol tarafları ortaya doğru kapatıp hafif bastırıyoruz. İç harcımızdan biraz koyup rulo şeklinde sarıyoruz. Bir sıra sardıktan sonra kesip hamurun geri kalanına aynı işlemi uyguluyoruz.

Yağlanmış tepsiye böreklerimizi dizip yumurta sarısı sürüyoruz. Susam serpip önceden ısıtılmış 200 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.



Patates Beğendili Kuzu Tarifi

Patates Beğendili Kuzu

Malzemeler :

  • 400 Gr. Kuzu Kuşbaşı
  • 1 Soğan
  • 3 Köy Biberi
  • 1 Çorba K. Biber Salçası
  • 1 Çorba K. Domates Salçası
  • Sıvıyağ
  • Tane Karabiber
  • Biberiye
  • Su
  • Tuz

Beğendisi İçin:

  • 3 Haşlanmış Patates
  • 1 Çorba K. Un
  • 1 Çorba K. Tereyağı
  • 1,5 Su B. Süt
  • Kaşar Peyniri
  • Muskat
  • Tuz

Hazırlanışı
Soğanları ince bir şekilde doğrayıp biraz sıvıyağ ile kavuruyoruz. Köy biberlerini doğrayıp soğanlarla birlikte kavuruyoruz.
Kuş başı etide ekleyip kendi suyunu verip çekene kadar kavuruyoruz. Etlerimiz kavrulduktan sonra biber ve domates salçası, tane karabiber, tuz ve 1 çay bardağı suyu katıp pişiriyoruz.
Altını kapatmaya yakın biberiyesini koyup biraz daha karıştırıyoruz. Beğendisi için, haşlanmış patatesleri rendeliyoruz. Bir tencerede süt, tereyağı ve unu karıştırıp sosumuzu elde ediyoruz.
Rendelenmiş patatesleri ekliyoruz. Kaşar peynirini de rendeleyip ekliyoruz. Tuz ve muskatı da katıp biraz karıştıktan sonra altını kapatıyoruz.
Pişen beğendiyi servis tabağının altına, iyice sotelenmiş kuzu etimizide beğendinin üzerine koyup servis ediyoruz. İsteğe göre etin üzerini biberiye ile süsleyebiliriz.



Ev Usulü Kremalı Ekmek Kadayıfı

Ev Usulü Kremalı Ekmek Kadayıfı

Malzemeler :

  • 3 Yumurta
  • 1 Çay B. Toz Şeker
  • 3 Çorba K. Tepeleme Un
  • 1 K. Kabartma Tozu
  • 1 Çay B. Toz Fındık

Karameli İçin:

  • 1 Su B. Toz Şeker
  • 1 Su B. Su

Kreması İçin:

  • 3 Su B. Süt
  • 1 Çay B. Toz Şeker
  • 1 Çorba K. Un
  • 1 Çorba K. Nişasta
  • 1 Pk. Vanilya
  • 1 Yumurta Sarısı

Üzeri İçin:

  • 1 Poşet Şanti
  • 1 Su B. Süt
  • Limon Kabuğu Rendesi


Hazırlanışı
Ekmek için, yumurta ve şekeri mikser ile çırpıyoruz. Kabartma tozu, un ve toz fındığı katıp çırpmaya devam ediyoruz.
İyice çırptıktan sonra dikdörtgen bor cam bir kalıba karışımı döküp önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişiriyoruz. Kreması için, süt ve şekeri tencerede çırpma teli ile karıştırıyoruz.
Un, nişasta, vanilya ve yumurta sarısını katıp çırpmaya devam ediyoruz. Orta ateşte pişirdiğimiz krema muhallebi kıvamına gelince altını kapatıp soğumaya bırakıyoruz. Karameli için, şeker ve suyu pişiriyoruz.
Karamelin rengi koyu olursa açmak için yarım su bardağı sıcak su koyu karıştırıyoruz. Pişen ekmeğimize karameli döküp ekmeği ıslatıyoruz. Soğuyan ve katılaşan kremaya biraz süt döküp tekrar karıştırıyoruz.
Ekmeğimizin üzerine sörüyoruz. Şantiyi süt ile çırpıyoruz. Çıpılmış şantiyi 5 dakika dolapta dinlendiriyoruz. Tatlımızın üzerine sürüyoruz. Son olarak 1 limon kabuğunu üzerine rendeleyip tatlıyı buzdolabında dinlendirdikten sonra servis ediyoruz. Afiyet olsun…



HAZIRLIKSIZ YAKALANMAK

Her sabah bir heves bloguma giriyor, yukarıda ” Bu site mahkeme kararı ile engellenmiştir.” yazısını görüp kapatıyorum.
Bir yıl boyunca emek verdiğiniz bir şeyin birdenbire buharlaşıp uçması insanda garip bir yetersizlik hissi uyandırıyor. 
Bu sabah  biraz ümitsiz, biraz merakla açtım Blogger’ı.
Aaa! o da ne?
Kırmızı çirkin yazı orada yok.
Nasıl sevindim bilemezsiniz. Bu mutluluğum ne kadar sürecek bilmiyorum ama yazı yazmak için de hazırlıksız yakalandım.
Hani bir mecliste biri size döner ve “hadi bir fıkra anlat.” der. Sizin aklınıza bir tane bile fıkra gelmez. İşte aynı bu durum söz konusu oldu bende de.
Bu gün sevincimin rehavetine verin.
Yarın kapanmaz da burada olursak görüşmek üzere.

Tiramisu Tarifi

Tiramisu


Malzemeler:

  • 1.5 paket kedi dili bisküvi
  • 1 fincan toz şeker
  • 2 çay bardağı neskafe ya da türk kahvesi (isteğe bağlı)
  • 2 adet yumurta
  • 200 gr labne peyniri
  • 300 gram krem şanti

Süslemek için

  • kakao

Yapılışı:

Yumurtalarla şekeri yoğun kıvama getirene kadar mikser ile çırpın. Kahveyi 1 su bardağı sıcak suda eritin. Yoğun kıvama getirdiğimiz yumurtalı şekere labne peyniri ekleyerek karıştırmaya devam edin. Krem şantiyi de ekleyerek 10-15 dakika daha karıştırın. Ardından karışımı buzdolabına koyun ve 1 saat bekletin. Kedi dili bisküvilerin yarısını kahveye tek tek bandırıp kabınıza tek sıra halinde yerleştirin. Krema karışımının yarısını kahveye bandırılmış ve kaba dizilmiş bisküvilerin üzerine yayın. Kalan bisküvileri de kahveye tek tek batırıp ıslatarak kremanın üzerine dizin. Kalan kremayı da en üste dökün. En üstteki krem şanti karışımını düzleştirin. Yaklaşık 2 saat buzdolabında bekletin. Dolaptan çıkardıktan sonra üzerine kakao serpin ve servis yapın.



Urfa Zingil Tatlısı

Urfa Zingil Tatlısı


Malzemeler

  • 3 Su B. Un
  • Yarım Pk. Yaşmaya
  • 1 Çay K. Karbonat
  • 1 Çorba K. Tereyağı
  • 1 Yumurta
  • 1 Fiske Tuz
  • Aldığı Kadar Su

Şerbeti İçin:

  • 4 Su B. Toz Şeker
  • 2 Su B. Su
  • 1 Dilim Limon

Hazırlanışı
Yaşmayayı ılık su ile çözüyoruz. Un, karbonat, tereyağı, yumurta, tuz ve kıvamını alana kadar su katıp yoğuruyoruz.
Biraz cıvık bir hamur elde ediyoruz. Üzerini streçle kapatıp mayalanması için dinlendiriyoruz. Şerbeti için, şeker, su ve limonu 8-9 dakika pişiriyoruz.
Hamur dinlendikten sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp kızgın yağda kızartıyoruz.
Ardından soğumuş şerbete sokup çıkarttıktan sonra servis ediyoruz.



HANIMELİ ÇİÇEKLİ ŞAL

İki eski manken, biri şimdilerde şarkıcı. Diğeri ev dekorasyon programı sunuyor. 
Öğleden sonra kuşağında eski şarkıcının sunduğu bir programdalar.
Eski manken yeni şarkıcı şöyle diyor; “Birine verilecek en güzel ceza onu kendinden mahrum etmektir.”
Anında televizyonu kapadım.
Çevre kirliliği, gürültü kirliliği, toplumsal kirlilik gibi söz kirliliği de aldı başını gidiyor.
Kendinden mahrum ederek birine verilecek ceza ancak çocuğuna, ailene olabilir, yoksa ceza vermeni gerektirecek bir şey yapmış olan kişi zaten senden mahrum olmayı da göze almıştır hatasını yaparken.
Son zamanlarda bakıyorum bütün paylaşım sitelerinde herkes Nietzche, Mevlana, Cemal safi, Oscar Wilde olmuş yazıyor. Aslında bu yazdıklarım kişilerin sözlerinin üzerine kendilerinden eklemeler çıkartmalar yaparak garip bir paylaşım zinciri oluşturmuşlar.
Evde üç kız olunca onların arkadaşları, yeğenler, kuzenler, takip ediyoruz ister istemez.
16-17 yaşındaki çocuklar o kısacık ömürlerine artık ne sığdırdıklarını sanıyorlarsa öyle büyük büyük laflar ediyorlar ki, bunlar büyüdüğünde hepsi birer filozof mu olacak yoksa, geçmişte söylediklerinden ve yaptıklarından utanacaklar mı?
Ben tahminimi ikinci şık için kullanıyorum.

Ama bakın bazıları gerçekten yaratıcı.
Büyük bir coşkuyla Cumaya gidip, çıkışta ayakkabılarının çalınmasını görmek gibiydi gözlerine bakmak.
En zeki hayvan yunus değil horozdur. Ben 20-30 tane tavuğu çekip çevirene erkek derim.
Biz bu vatanı güneşli günlerde bulmadık ki karanlık günlerde terk edelim.
İnsan sevdiği birini unutmaz ama, bazen birini sevdiğini unutur.
İnsanlar değerli olmayı unuttu. Önemli olmaya çalışıyorlar.
Kötü bir niyeti yoktu aslında. Sakarlık işte kalbimi kırdı gitti.
Ne bitiriyorum ne devam ediyorum. Seninle bazı şeyleri noktalı virgül misali yaşıyorum.
İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır.
Hem zengin hem yakışıklı, hem kültürlü erkeği hayal eden kadın. İndirimin ilk günü sevdiğin mağazada yanlız olmayı hayal etmen daha makul.
Allahım çok paranın beni değiştirip değiştirmeyeceğini merak ediyorum. Merakımı gidermem için bana bir şans ver.
Oysa ki aşk namaz gibidir. Sağa sola bakınca bozulur.
Benden nefret ettiğini duydum. Eğer seni düşünecek olsam bende senden nefret edecek vakit bulurdum.
Bu yazdıklarım son bir hafta içinde facebook’ta benim sayfama düşen yazıların yarısı bile değil.
Herkes büyük laf edeyim diye bir şeyler paylaşmış. 
30 yıl önce çalıştığım şirketten evli iki çocuklu bir arkadaşım da bu paylaşımlardan geri kalmamak için hanımeli çiçekli şal tarifini paylaşmış.
Yünden yapılmış şalları görünce Ortak arkadaşlarla o incelik gerektiren şeyleri nasıl yapıyor diye epey bir kafa yorduk. 
Şal tarifi veren arkadaşımızın erkek olduğunu söylemedim değil mi?

NE NEREDE?

Daha önce yazmıştım Star televizyonunda haberlerde  halkın nabzını yoklamak  için sokak röportajları yapılıyor. Bu sorular ekseriyetle çok kolay bilinmesi mümkün olan sorular oluyor.
Geçen akşam yine böyle bir soru sordu muhabir.
- 28 Şubat muhtırası hangi tarihte oldu?
Vatandaşın cevabı aynen şöyle;
- Valla yılını bilmiyorum ama sanırım aylardan Mayıs’dı.
28 Şubat muhtırası Mayıs ayında…
Bir başkası Ağustosun 15′i diye emin bir vaziyette yorum yaptı.
Muhtıra sözünü duyan çok eskilere giderek Cumhuriyetin ilk kurulduğu yılları söyledi.
Bir tanesi Tarih sorulan soruya şöyle cevap verdi.
- Ben hiç onaylamıyorum öyle şeyleri. Hükümeti kınamak için şey ediyorlar.
- Ne ediyorlar?
Başka bir gün aynı muhabir yine soruyor;
- Kıbrıs nerede?
Genç, eli yüzü düzgün bir adam cevap veriyor.
- Sicilya’da.
-Sicilya derken?
- Sicilya var ya hani, etrafı denizle kaplı onun çevresinde yani. Karadeniz, Avrupa öyle.
Burada garip bir durum var. Adam İtalya’nın ucunda bir ada olan Sicilya’yı biliyor, Kıbrıs’ı bilmiyor.
- Kıbrıs nerede?
- Ege’de.
- Karadeniz’de tabi.
- Bugün doğru cevap vereceğim ya. Yunanistan’ın hemen şeyinde.
- Kıbrıs Rum kesiminde.
- Peki o Rum kesimi hangi denizde?
Adam arkadaşına dönerek;
-Karadeniz değil mi la ora?
Muammer kaddafi kimdir?
- Bence Müslümandır.
- İlahiyatçı.
- Nerenin ilahiyatçısı olabilir?
- Türkiyenin.
- Mısır ve Tunus nerede?
- Ortadoğu.
-Güney Afrika.
- Bu sıcak bir memleketler tarafında ama bilmiyorum.
- Arap Emirlikleri kıtasında.
- Mısır ve Tunus nerede?
- Amerika üzerinde.
..
Star Tv muhabiri Osman Terkan vatandaşa soruyor vatandaş bilemiyor.
Yakında bir vatandaşın Osman Terkanı bir yerlerde kıstırıp “Beni dünya aleme rezil ettin” diye bir güzel benzettiğini duyarsanız hiç şaşırmayın.

Kakaolu Sarma Tatlısı

Kakaolu Sarma Tatlısı


Malzemeler

  • 1 Lt. Süt
  • 1 Su B. Toz Şeker
  • 2 Çorba K. Un
  • 1 Çorba K. Pirinç Unu
  • 2 Çorba K. Kakao
  • 1 Paket Vanilya

Zemini İçin:

  • Antep Fıstığı

Üzeri İçin:

  • 1 Poşet Toz Şanti
  • 1 Su B. Süt

Yapılışı
Sütü tencereye alıyoruz ve ocağa koyuyoruz. Şekerini ilave edip biraz karıştırdıktan sonra kakaosunu da ilave ediyoruz.

Vanilyayı, unu, pirinç ununu da ekleyerek kıvamı koyulaşana dek karıştırıyoruz. Fırın kabının zeminine yağlı kağıt yerleştiriyoruz.

Yağlı kağıdın üzerine fıstığımızı serpiyoruz. Hazırladığımız karışımı da üzerine dökerek soğumaya bırakıyoruz. Toz şantiyi ve sütü tencerede çırpıcıyla çırparak köpürtüyoruz.

Soğuyan tatlımızın üzerine krem şantiyi sürüyoruz ve yağlı kağıt yardımıyla bir kat rulo şeklinde sarıp kesiyoruz.

Üzerine de antep fıstığı serperek servis ediyoruz.



Cevizli Pudingli Brownie

Cevizli Pudingli Brownie


Malzemeler

  • 3 Yumurta
  • 1 Su B. Toz Şeker
  • 1 Su B. Ceviz
  • 100 Gr. Bitter Çikolata
  • 125 Gr. Tereyağı
  • 2 Çorba K. Granül Kahve
  • 1 Çorba K. Kakao
  • 1 Paket Kabartma Tozu
  • Ustasından Un Ölçüsü

Üzeri İçin:

  • 2 Paket Vanilyalı Puding
  • 4 Su B. Süt
  • Çikolata Sos

Yapılışı
Kek için ayrılan çikolatayı tereyağı ile birlikte benmari usulü eritirin. Kahveyi 1 çorba kaşığı suda eritip çikolatalı karışıma ekleyin.Ilınınca toz şeker ve vanilayayı ilave edip karıştırın. Yumurtaları tek tek ekleyip karıştırmaya devam edin, ununu ve kabartma tozunu ilave edin.

Son olarak da doğranmış cevizleri ekleyin. Karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine döküp pişirin.Pişirme süresi sona erdiğinde bir kenarda soğumaya bırakın. Kreması için pudingi sütle pişirin. Puding soğuduğunda kekin üzerine dökün. Soğumaya bırakın.En üstü içinde, çikolatayı, tereyağı ve su ile eritin ve pudingin üzerine dökün.



8 MART

Bugün 8 mart Dünya kadınlar Günü.
8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde 40.000  işçi daha iyi çalışma koşulları için tekstil fabrikasında greve gitti.  Polis müdahale ederek işçileri fabrikaya kilitledi. Bu arada çıkan yangın sonucunda içeride kilitli kalanlardan çoğunluğu kadın 129 işçi yanarak can verdi. Ölen işçilerin cenazesine 100 bin kişi katıldı. 
1910 yılında Alman demokrat partisinden kadınlar 8 Mart’ı  Dünya kadınlar Günü olarak ilan etti. Birleşmiş Milletler 1977 yılında bu günü kabul etti fakat, Birleşmiş Milletlerin kendi sitelerindeki  tarihçelerinde bile ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmadı.
Bu gün dolayısı ile bir çok platformda kadınlar hakkında güzel demeçler, etkinlikler, yazılar, filmler olacak. 
İnanın hiç birine inanasım gelmiyor. 
Kadınca, Elele dergilerinin popüler olduğu yıllarda rahmetli Duygu Asena sayesinde kadınlar kendileri hakkında konuşmaya başlamışlardı. Kadınca dergisi okuyanlar feminist, feministler de “tu..kaka.” kadınlardı. Liseyi yeni bitirmiştim. Kadın dergileri okuyor ama feminist olmaya çekiniyordum. O dönemler sonu “İst” ile biten oluşumların tehlikeli olduğu dönemlerdi. Benim feminislerin erkek düşmanı olmadığını fark ettiğim yıllarda erkekler de işe uyanmış; “Madem eşitiz yemek parasını paylaşalım, otobüste yerimi sana vermem, sana kapıyı açmamı bekleme.” diyerek karşı atağa geçmişti. 
Ama çevremde değişen bir şey yoktu. Lütfiye teyze yine kocasından dayak yiyor, Emine oğlan kardeşinden izinsiz dışarıya çıkamıyordu. Hilal yenge çocuk doğuramadığı için kocasına komşu köyden kendi eliyle kuma getiriyordu. 
Aradan yaklaşık 30 yıl geçti.
Töre cinayetleri aynı hızla devam ediyor. Hala bazı aileler sadece kız diye çocuklarını okutmak istemiyor. Kocasının dövdüğü kadın devlete sığınıyor, devlet kadını kocaya geri veriyor. Bu sefer kadın kocası tarafından öldürülüyor. “Bana yar olmadın başkasına da yar olma” diyor erkek. Kanun namus cinayetine indirim yapıyor.
Dışarıda ayağı taşa takılan adam eve gelip karısını dövüyor. Bazı geceler komşumun çığlıklarını, kocasının bağırışlarını duyuyorum. 
Mecidiyeköy’ün ortasında polis karakolunun yanında, kızının saçlarından sürükleyerek götüren adamın görüntüsü günlerce gözümün önünden gitmedi.
Oğluna “Kızların sırasına girme” diyen babayı da unutmadım.
Sırf eşim ailesine mahcup olmasın diye oğlan çocuk adına, üç doğum yaptım.
..
Hala kutlayayanınız varsa,
8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.

RUHSAT

Büyük ve çılgın kızım nihayet Avukatlık ruhsatı alacak.
Ben gururla karışık hoş bir sevinç yaşarken o “Acaba ne giysem?” derdine düştü.
Aslında ne alacağını biliyor ama biraz da benim onayım olsun istiyor. O yüzden çıktık yola.
İstiklal Caddesi ana baba günü. İnsan seli bir aşağıya bir yukarıya akıyor. Oldum olası böyle kalabalıklardan hoşlanmadığımı bilen kızım bütün sevimli tavırlarını sergiliyor. Biraz mağaza gezdikten sonra bir kaç gün önce  kendi beğendiği elbiseyi alıyoruz. Yorulduğumu anlayınca;
- Bak seni nereye götüreceğim? diyerek Halep pasajı’na doğru ilerledi. Pasaj içlerindeki yerler pek hoşuma gitmez, bu yüzden yüzümü buruşturdum.
- Hemen yorum yapma bekle biraz, dedi. Bu arada arkadaşları ile buraya geldiklerinden bahsetti.
“Yarı yaşımdaki bir neslin tercih ettiği bir yeri  beğeneceğimi nasıl düşünüyor acaba?” diyerek arkasından seğirttim. Halep pasajından girince önümüze çıkan merdivenlerin sonunda hoş bir mekana girdik. 
Adı “Krepen.”

Caddeye sıfır binaların arka bahçeleri gibi arkada açık bir mekanı şık bir şekilde değerlendirmişler. Sanırım yazın bir vaha gibi olan bölüm kışın da kullanılsın diye ısıtıcılarla donatılmış. Tavan açılır kapanır şekilde ayarlanmış.
Kızım “Ben sana dememiş miydim?” dermişçesine bakıyor.
“Sana dememiş miydim?” sözünü genelde anneler söyler ya fırsat bulmuş tadını çıkarıyor.
Bu arada “Hizmet biraz ağırdır” diye uyardıysa da yeni nesil her şeyi  Fast Food’la kıyasladığı için önemsemedim. Hakikatten servis yerinde, yiyecekler lezzetliydi. 
Anne kız güle neşe yemeğimizi yedik. Politikadan, modadan, gelecekten, eski anılardan bahsettik.
Krepen’den çıkarken koluna girdim. Pek hoşuna gitmedi ama her zaman söylediği sözü tekrarladı.
“Bana  sürpriz ne hediye alacaksın?”

JAPONYA’DA DEPREM- ÖZGE HAWAİİ’DE

Japonya’da 8.9 şiddetinde deprem, ardından da boyu on metreyi bulan Tsunami oldu. Sabahtan bu yana CNN ve BBC kanalları sıcağı sıcağına bütün gelişmeleri veriyor. Japonya’dan sonra Tsunami tehlikesi olan diğer pasifik okyanusuna sınırı olan ülkeleri uyarılıyor. Bunlardan biri de Hawaii.
Bizim televizyonlarımız da gelişmeleri anında aktarmaya devam ediyor. Bir süredir televizyonda görmediğimiz deprem profesörleri anında ekranda yerlerini almış vaziyette. Kovboy şapkalı deprem uzmanı bundan sonra ne olabileceği hakkında yorumlar yapıyor.
Diğer kanallarda dolaşıyorum. Bir kanalda, Japonya’nın başkenti Tokyo’dan Murat adında biriyle telefon bağlantısı yapmış. Ekranda “Japonya’da yaşayan Murat .. anlatıyor” yazıyor. Murat’ın oradaki görevi ne? Adam Tokyo’da deprem Sendai’de  olmuş. Murat hükümetle bağlantılı bir konumda değilse gelişmelerden nasıl haberdar olacak da bilgi verecek. Zaten söylediği şeyler de bizim televizyonda duyduğumuz şeylerden faklı değil.
Başka bir kanalda daha garip bir durum var. Görüntüde bir kızcağız, altta yazı “Özge Hawaii’den bildiriyor.” Belli ki Özge Hawaii’ye tatile gitmiş, otel görevlileri odalarınızdan çıkmayın diye uyarmış. O da televizyonu açmış ve orada duyduklarını anlatıyor.
Maksat “Bizim dünyanın her yerinde adamlarımız var” düşüncesiyse anladık ama bir felaketi daha ciddi bir şekilde anlatmak gerekmiyor mu?
Umarım Özge Hawaii’den sağ salim döner, arkadaş meclisinde yaşadıklarını anlatır ama televizyonu işgal etmesinin bir anlamı yok.
Japonya’da 8.9 şiddetinde deprem. 
Duyduğumuz en şiddetli deprem.
Depremi en iyi bilen ülke olarak bu depremi içimizde hissettiğimizi düşünüyorum.

OLMAK YA DA OLMAMAK

İstanbul’da lapa lapa kar yağıyor. Yollarda kartopu oynayanlar, kayan çocuklar,  koşturarak evine gitmeye çalışanlar arasında bir çift elele yürüyor. Muhabir soruyor;
- Karda romantik bir yürüyüş yapıyorsunuz herhalde?
Adam kadının elini bırakıp itiraz ediyor.
- Yok yahu ne romantizmi, biz evliyiz.
Kadının yerinde olmak istemezdim.
Veli toplantısı var. Anneler babalar sıralarda, öğretmen de masasında oturmuş. Veliler sırayla masanın önündeki sandalyeye geçerek çocukları hakkında bilgi alıyorlar. Bu konuşmalar sessizce cereyan ederken sınıfın yaramaz, biraz da tembel çocuğunun velisine sıra geliyor. Öğretmen sesini biraz yükselterek çocuğu veliye şikayet ediyor.
Velinin yerinde olmak istemezdim.
Süpermarkette kasaya yaklaştım. Karı koca kasada aldıklarını banta koyuyorlar. Adam alışveriş arabasından aldığı çikolatayı göstererek; “Bunu şimdi neden aldın, hani diyet yapıyordun?” 
Kadının yerinde olmak istemezdim.
..
Televizyonda bir kadın çıkmış. Ünlü bir politikacı veya iş adamının kendisine taciz ettiğini söylüyor.
Bu kişilerin eşlerinin yerinde olmak istemezdim.
Adam uzun bir süredir istediği bir arabayı alıyor. Daha ilk taksitini ödediği ay şirketin küçülmesi gerekçe gösterilerek işten çıkartılıyor.
Adamın yerinde olmak istemezdim.
..
Maç berabere bitiyor. Uzatma dakikalarında da gol yok. Penaltı atışları başlıyor. Kalecinin  penaltı atışlarında yediği gollerle takımı şampiyonluğu kaçırıyor.
Kalecinin yerinde olmak istemezdim.
Bazen yerinde olmak istediklerimiz oluyor. Bazen de yerinde olmak istemediklerimiz.
Aslında en iyisi kendimiz olmak. 
Kendi yerimizde kendimiz gibi olmak.