In da bag

Dün evden çıkmadım, telefona bakmadım. :) Biraz uyudum, biraz okudum,  önce Singing in the rain’i sonra Milyon dolarlık bebek filmini izledim, izlerken kendime bloody mary yaptım, filmin sonuna üzüldüm. Arada bir yerlerde  Zfashion‘ın bana yönelttiği, çantanda ne var sorusunun cevabı için döktüm çantamı koltuğa, içinden bunlar çıktı :

Yesterday was a national holiday here, I stayed at home, slept, read, watched Singing in the rain and while watching Million dollar baby, I drank two bloody marys that I made, the end was so sad. Between those things I remembered the question that came from Zfashion, what’s in your bag, I spilled my bag on the couch and here is what’s inside:

1. Ipod
2. Iphone
3. Daha önce sizlerle paylaştığım Never leave the house Naked adlı kitap / The book never leave the house naked
4. Fendi cüzdan / Wallet from Fendi
5. Oldukça eski ama kartları sakladığım cüzdanımsı Desa. / My old credit card holder from Desa
6.Clinique SPF 50 yüz için güneş kremi / SPF 50 sunscreen for face from Clinique
7.Nivea el kremi / Nivea handcream
8. Marc Jacobs ayna / Mirror from Marc Jacobs
9. Not defteri ve Marc Jacobs kalem / A little notebook and a pen from Marc Jacobs
10. Ciklet /Gum
11.Çatlayan dudaklarım için Blistex med plus / Blistex medplus for my lips
12. Allık fırçası / Brush for my cheeks
13. Chanel’den marine göz kalemi / Chanel eye pencil in marine
14. Armani parlatıcı, numarası 21 / Armani lipgloss # 21
15. Kartvizitlik Mudo’dan / Cardholder from Mudo
16. Gözlük Urban Outfitters / Sunglasses from Urban Outfitters
17. Anahtarlar/ Keys
18. Mac allık rengi peaches / Mac blush in peaches

I left my hand and my heart on the dance floor

Çarşamba gecesi Red Bull Flight Club organizasyonu için Anjelique’e gidip, sevgili blog yazarı arkadaşlarım Iconjane ve TrendtasticNY ile özellikle Nick Warren sayesinde güzel bir gece geçirdik. Yaklaşık 4 senedir dolabımda bekleyen Avustralya markası Sass &Bide elbise için,en güzel lokasyon burası olmasa da, ya da elbiseyi daha detaylı bir çekimle gösterme sansımız olmasa da, kendisi dolabımda açık ara en cesur parça ödülünü alabilir.
On Wednesday nite we had a blast at Anjelique with my dear blogger friends Iconjane and TrendasticNY while especially listening to Nick Warren for the Red Bull Flight Club.  This Australian brand Sass & Bide dress has been sitting in my closet like 4 years and I assume ladies’ room is not the best location for it. Although we didn’t have a chance to picture this dress in a flattering way, this dress may be the most daring dress in my closet.
Elbise / Dress: Sass & Bide
Ayakkabı / Shoes: Aldo
Çanta/ Bag: Vintage
Kolye /Necklace: Nine West
Bileklik (Yeni) /Cuff (New) : MNG

Koza’dan çıkamayan tasarımlar

Istanbul Fashion Week’e merhaba dün akşamki Koza Genç Moda Tasarımcılar yarışması finali ile oldu. ITU Taşkışla avlusunda Styleseeking Zurich ve IFW’nin resmi davetlisi olan blogger Pascal Grob‘la buluşup zaten bir sessiz ve hareketsiz olan ortamdan defile çadırına doğru ilerledik. Kırmızı kadifeler ve aynalar kaplı yol düşündüğümüzden uzun sürdü ve sonunda çadıra ulaştık. Salonun büyük bir bölümü tahmin edeceğiniz gibi protokole ayrıldığı için uygun gördüğümüz bir yere konuslanmıştık ki, TrendtasticNY‘da bize katıldı. Geçen seneye göre izleme imkanı fazlasıyla artan çadırda, sıcak da gittikçe artarken, teniste başarısı olmayan yegane “tenisçi” Anna Kournikova’nın geldiğini onu kovalayan basın ordusundan anladık. Patricia Field karşımızdan kırmızı bir gölge olarak süzülürken, neden karşı tarafta oturamadık diye üzüldük.  Herkesin zar zor yerini almasıyla assolist kostümü ile Ceylan Saner belirip, şovu başlatabildi.  Daha önce Fashionable Istanbul  kapsamında izlediğim Vivienne Westwood Anglomania şovundaki gibi püsküllerden oluşan perdeye yansıtılan görseller eşliğinde sunulan tasarımlar birer birer geçerken, genelde her şey bize bir şeyleri çağrıştırdı. McQueen, Balmain, Hakan Yıldırım ve Arzu Kaprol etkileri açıkça görülen parçaları izlerken, benim karşıda leopar ceketi, şapkası ve makyajıyla moda dünyasında önemli bir figür olan Anna Piaggi’yi farkettiğim dakika, bu nitelikte birisinin IFW’yi izlemesi ve onunla aynı ortamda bulunabilme sansım sebebiyle benim için gecenin en üst noktasıydı sanırım. Gecenin sonunda, sevinenler şu şekilde belirlendi : Hazır giyim kategorisinde Nil Kandemir, Burçak Ceylan ve Esra Ayşe Akkaya, deri kategorisinde Meltem Özbek ve Özgür Fırat.  Çağrılanların ortamı takdir etmediği ama yerli blog yazarlarının orda bulunmaya layık görülmediği Elle dergisinin partisine gidemediğimiz için, gece ile ilgili izlenimlerim şimdilik bunlar. Bakalım IFW’nin geri kalanında bizi neler bekliyor, anında öğrenmek için ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz, şimdilik kıyafet postuna kadar hoşçakalın :) http://twitter.com/modacadisi

Last night Koza Young Designers Awards has been held in ITU Taskışla where I meet my dear friends Styleseeking ZurichTrendtasticNY and officially invited blogger Pascal Grob. The designs were always inspired by some other designers like McQueen, Balmain, Hakaan and Arzu Kaprol so there weren’t many things which were fresh.The crowd was an interesting mosaic from Anna Piaggi to Anna Kournikova. The winnera are in ready to wear category Nil Kandemir, Burçak Ceylan , Esra Ayşe Akkaya and  in leather category Meltem Özbek ve Özgür Fırat. Please follow my twitter for the updates about IFW, see you soon :) .

Defile öncesi Styleseeking Zurich ve Pascal ile biraz çene çaldık /A little chit chat before the show with Styleseeking Zurich and Pascal.
Normalde bloga koymazdım ancak ayakkabılarımı sevdiğini söylediği için ona bir ayrıcalık yapabilirim :) / Normally I don’t post her pic on the blog but I’m making an exception just because she said she liked my shoes :)
Kafes isimli bu elbisenin arkasındaki kuş detayını keşke daha iyi görüntülemiş olsaydım :( / This dress was called Cage, I wish I had a better picture of the beautiful bird detail on the back :( .

Yeni Aktüel’de 4 blog yazarı

Gecikmeli de olsa geçen hafta Yeni Aktüel dergisinde çıkan yazı, büyük fotodaki tüm suratsızlığıma ve kırpılmış cevaplarımıza rağmen paylaşmaya değer. Bir de bunun ufak bir perde arkası var, onu da daha başka bir postta göreceksiniz.
This is a feature in Yeni Aktuel mag about 4 fashion blogs in Turkey, including me.Although what we all said wasn’t there and the look on my face is a little bit off in the big picture, it’s still worth to share. Behind the scenes will be here soon.

Arzu Kaprol tasarımlarını Galatamoda öncesi kim giydi?


Ben!!! :)) Geçen hafta, Galatamoda öncesi “ilk ben giydim” projesi çerçevesinde Arzu Kaprol‘un Nişantaşı’ndaki mağazasına küçük bir ziyaret yaptım ve birbirinden güzel tasarımlarını deneyip, modellerden rol çaldım :) Galatamoda’da Kaprol tasarımları 3 grup halinde olacak; 2010 ilkbahar -yaz sezonundan parçalar, kış sezonundan % 50 indirimli, daha çok koton ağırlıklı  parçalar ve eski sezonlardan ürünler sizleri bekliyor olacak. Fiyatlar 75-750 tl arasında seyredecekken, ipek, şifon, deri gibi materyallerden yapılan elbiseler, bluzlar, ceketler arasında benim gibi kendinizi kaybedebilir, Arzu Kaprol’un sade kesimlerindeki detay zenginliğine aşık olabilirsiniz. Galatamoda’da sadece Arzu Kaprol olmayacak tabi ki, Özgür Masur, Zeynep Erdoğan, Günseli Türkay, Özlem Süer, İdil Tarzi, Bahar Korçan.. ve nicelerinin ( Tam 30 tasarımcı) koleksiyonlarına göz atıp, dolabınızı zenginleştirebilirsiniz. Unutmadan bu sene Galatamoda 26-30 Mayıs tarihlerinde, 10:00 -22:00 saatleri arasında, Tepebaşı’ndaki TRT binası önünde başladı bile, hadi çabuk! :)

Last week I had a chance to try Arzu Kaprol’s designs at her flagship store. Clothes were amazing with simple cuts but gorgeous details, all will be at Galatamoda which is open air fashion festival that will be held 26th -30th of May at Tepebaşı, infront of TRT building.

Cairo isimli bu ceketin, önündeki ipek katlama detaylarına bayıldıım.
This jacket is called Cairo, I loved the silk origami details in front.

Detaylarla zenginleştirilmiş, incecik deri ceketler giydiklerim arasında en fazla hoşuma gidenlerdi.
The detailed paperthin leather jackets  were my favorites.

Not1: Fotograflar için, Zeynep Sungur’a, D.’ye, mağazadaki yardımları için Fatoş Hanım’a teşekkürler.

Not 2: Diğer blog yazarlarının seçimlerini görmek için / To see other bloggers, please click  Offnegiysem, iconjane , Nilerturk, Letsgetitstyled, Styleboom ziyaret edile :) /

IFW Day 2

DBJunk benim kaçırdığım, Günseli Türkay defilesi için tasarladığı aksesuarların modelliğini oldukça başarılı bir şekilde yapıyor :)
DB Junk was self modelling the accessories which is the outcome of the collaboration between her and Gunseli Turkay ( The show that I missed yesterday)
Koza defilesinde arkasını çekemeyip hayıflandığım tasarımın arkası gün ışığında o kadar da etkileyici değilmiş.
I was sad that I couldn’t picture of this dress’ back at Koza show, it wasn’t that great in daylight afterall.
Fuar alanında IMA öğrencilerinin tasarımları da sergileniyor.
On fair area the designs of the IMA students’ also were exposed.
Biraz da fuar alanındaki markalara göz atalım / Let’s take a look at the brands at the fair area.
Elle Lounge’da hareketli dakikalar / Some busy moments at Elle lounge.
Detaylara bayıldım / I really like the details on her.
Istanbul Moda Haftası da ne? / IFWhaaat?
Face Hunter is başında / Face Hunter at work.
Tasarımcılar Zeynep Tosun ve Zeynep Erdoğan / Designers Zeynep Tosun and Zeynep Erdoğan.
Teşekkürler bugün kıyafetimi fotoğraflayan Stilcatcher ve Styleseekingzurich ‘e gidiyor, ha fazlasını isteyenlere bir de Markafoni’nin bloguna bakmalarını tavsiye ederim :) .
Special thanks go to Stilcatcher and Styleseekingzurich who pictured my outfit today. For one more please visit Markafoni’s blog :)
Elbise (Yeni) / Dress (New) : Truproject
Yelek / Vest: MNG Collection
Kemer /Belt : Zara
Ayakkabılar /Shoes: Pierre Hardy for GAP
Çanta /Bag: Topshop
Kolye /Necklace: Marc by Marc Jacobs
Sac bandı / Headband: Accessorize
Yüzük /Ring : 3C
Gözlük /Sunnies: Urban Outfitters
Şimdi artık uyuyabilirim, bir de bugünün gecesi var, o da artık yarına. İyi geceler!
Now I can go to sleep, this day also has evening which I’m gonna post tomorrow so sleep tight!

Chill baby

Pazar günü yapılan Chill -out festivali’nden ne burada bahsedebildim, telefonlarda problem olduğu için, ne de oradan başarılı bir tweet operasyonu yapabildim, postu bu açıkları kapatmak ümidiyle yazıyorum. O gün, yağmur beklentisi, nazlı arkadaşlar, Kemer Country’nin uzun ve çetrefilli yollarını yalnız katetme.. gibi bir kaç küçük ama önemli detay yüzünden evden çıkışım saat 17:30′u buldu. Sonunda 18:30 gibi alana giriş yaptığımda, gördüğüm kalabalık, bu düşüncelerimin sadece bana özel kuruntular olduğunun bir göstergesiydi. Arkadaşlarımı buldum, bol bol muhabbet ettim,yedim, içtim, hoplayıp, zıpladım, bildiğiniz festival aktivitelerinin hepsini gerçekleştirdim. Müzik mi? Bu sefer zayıf olan programdan, en çok Caravan Palace’ı beğendim. (Eğienceli, dinleyin tıktık )
Amerikalı tasarımcı Bill Blass, “süphede olduğunuzda kırmızı giyin” ( When in doubt, wear red) demiş, benim kırmızı pantolon tercihimin bununla bir alakası var mı tam bilmiyorum ama güneş gidince çöken orman serinliğinden beni pantolon ve parkamın koruduğunu çok iyi biliyorum.
On Sunday, I’ve been to Chill – out festival ıstanbul in Kemer Golf & Country Club I went there a little bit late than usual because I had some doubts about weather, long way..etc, when I arrived I saw I was the only one who have thoughts like that. I found my friends,chat a lot, eat, drank, danced in short I did whatever you do in a festival. The music?  The line up was poor this year but I liked Caravan Palace a lot. ( Listen )
American designer Bill Blass said ” When in doubt, wear red so I don’t know if I wore my red skinnies because of doubt but one thing I know them and my parka protected me from the chilly forest weather after dark.
TrendtasticNY‘ta oradaydı, ikimizin de çizgilileri tercih etmemiz komikti.
TrendtasticNY was also there, it was funny that we both wore stripes.
Pantalon / Pants: Kate Moss for Topshop
Breton üst /Breton top: Zara
Parka ve fular / Parka &scarf: H&M
Çanta/Bag: Marc Jacobs
Ayakkabılar / Shoes: Converse
Şapka / Hat: Benetton

Bir çekimin perde arkası

Ritz’deki suitten görünen manzara, karlı havaya rağmen muhteşemdi. 
 The view from a suit in Ritz was spectacular although it was snowing.

Yeni Aktüel yazarı Neslihan Perker’e ait Venedik maskeleri kurtarıcım oldu, bu mu?
 These Venetian masks were my life saver which belongs to the Yeni Aktuel’s journalist. This one?

Çekim için Equipment marka yeşil ipek gömlek ve Tara Jarmon‘dan bu barok kumaştan eteği seçtim. Equipment’ın gömlekleri o kadar güzel ki, para gömmeye değer.Siz bir de mor, somon ve bej olanları görün, hepsi Beymen Blender’dan. Bu güzellikleri tamamlayan botlar ise Topshop. 
 I chose a silk green shirt from Equipment and this baroque skirt from Tara Jarmon for the shoot. Equipment shirts are so great worth to splurge! I also suggest you to see shirts in purple, salmon and beige all from Beymen Blender. My boots which compliments those beauties from Topshop.

Yoksa bu mu? 
Or that one?

Iconjane ve Offnegiysem son hazırlıklarını tamamlıyorlar. 
Iconjane and Offnegiysem were trying to be camera ready.

Tulum : Gamze Saraçoğlu
Kolye : Zeckié
Jumpsuit: Gamze Saraçoğlu
Necklace: Zeckié

DB Junk bir sonraki kare için fikirlerini paylaşıyor.
DBJunk was sharing ideas with the photographer for the next shoot.

Offnegiysem cadı rolüne soyunuyor, o kadar kolay değilmiş değil mi? :)
Offnegiysem is channelling me, it’s not that easy, huh?

Keyifli bir çekimin perde arkası böyledi, keşke yayınlanmayan diğer güzel fotoğrafları da size gösterebilseydik.

It was the backstage from that fun day, I wish we could share other great photos with you that never been published .

In a far far land where Santa Claus exists..

Eğer Noel Babanın var olduğu uzak bir ülkede yaşıyor olsaydık, ondan isteyeceklerimin zaman/sezon gözetmeyen  listesi şöyle olurdu ( Sıralama kalbimden geçen değildir, herhangi biri veya birileri olabilir :) ):

this will be my ultimate wishlist for Christmas ( Disregard the order, it could be any or every one of them :) ) :

Alexander Wang Coco Duffel Bag: Hala oldukça sevdiğim, uzun yıllar, her şeyle kullanabileceğime inandığım için./ I still love this bag  and I’m sure I will use it for years with anything.

Cartier Panther Ring in gold: Güçlü tasarımı ve elde görkemli duruşunu seviyorum, büyük kedilere olan hayranlığımı göstermenin daha şık bir yolunu düşünemiyorum, mıırr :) / I love its strong design and look on the hand, I couldn’t think any other fashionable way for showing my love for big cats,purrr :)

Repetto Jackson Jazz Shoe: 2009 yılının beni en çok sarsan olayı şüphesiz Michael Jackson’a veda etmemizdi, onun  tarzını en iyi yansıtan örneklerden biri olduğu için, bu bulunması artık oldukça zor olan ayakkabıları yine de istiyorum.Unutmayın ki bu liste Santa’ya gidiyor, ne olacağı hiç belli olmaz ;)
The most devastating thing in year 2009 was saying good bye to Michael Jackson. I think these shoes are one of the best tributes to his impeccable style, I know it’s very hard to find them now but still I want them, you know this is the wishlist for Santa so you never know what will happen next ;)
Vivienne Westwood Pirate Boots: Yıllardır listede, ne kadar eski o kadar iyi :) / They have been on my list like forever, the older is better :) .
Burberry Prorsum Platform leather boots: Bunu biliyorsunuz, açıklamaya gerek yok :) / I told you about them so no need for further explanation :) .
The Mulberry Leather Bayswater Bag in Oak Darwin: Oldukça kullanışlı ve sevilesi / Pretty versatile and lovely bag.

Bunlara ek olarak Chloé  Ashton Boots , Prada’nın bu çantası sizleri sıkmamak adına tekrarlanmamış olup, listedeki yerlerini hala muhafaza etmektedirler. Tüm dilek listelerimizin gerçekleşmesi umuduyla :)  .

 In addition to above Chloé Ashton Boots and this Prada bag are still on  my list, I haven’t posted them again and again because you may get bored. I hope all our wishes will come true :) .

TFS, Polyvore,coolspottings,purseblog,Garancé Dore

Floppy hats

Bugün takvimin eylül ayını göstermesiyle, hava da birden değişti ama buna sevindiğimi söylemem sanırım yalandan başka bir şey olmaz. Bir süredir  aklımda Barcelona American Apparel mağazasında depodan buldurup aldığım geniş kenarlı yün karışımlı gri şapka ile ilgili post yapmak vardı (Yaklaşık bir 2 aydır :) ). İklimin serince olduğu yerlerde yaz mevsiminde giyilen bu tür şapkaları, buradaki 30lu derecelerde takmak mümkün olmadıysa da, zamanının geldiğini bugunden görebiliyorum. İşte şimdi, ben bu şapkayı nasıl kullanırım fikrinden yola çıkarak, belki bazılarınızın dolabında köşelerde duran bu güzel aksesuarları hayata geçirmeniz için bir araya getirdiğim fotoğrafları paylaşacağım. Sonbahardan itibaren oldukça sık görmeye başlayacağımız çeşitli şapkaların içinden,ben de en kısa zamanda kendi versiyonumla burada olmayı umuyorum, bu arada sizin böyle şapkalarınız var mı ve nasıl kullanıyorsunuz diye bir soru ortaya atıp huzurlarınızdan şimdilik çekiliyorum.

Bridget Bardot geniş kenarlı sapkası olmadan düşünülemez. / You can’t imagine Bridget bardot without the floppy hat.

The month of September hit the calenders today and so does colder weather, which I’m not happy about. I’ve been thinking about to prepare a post  ( Ehrrm about 2 months) about the gray floppy hat that I bought from American Apparel in Barcelona . In colder climates people can wear those hats in summer, however it wasn’t easy to do that in our country when the temprature was about 32 degrees. Today, I’d like to make post about how to wear these hats and hope that my version will be here soon since many kind of hats will be around in autumn. By the way, do you have these kind of hats and how do you use them?

Tfs,Froufrou,thecherryblossomgirl,5inchandup,songofstyle,wildfox,lookbooknu

Today’s tip

Günün moda tavsiyesi için Lanvin’in artistik direktörü Alber Elbaz’a kulak verelim:
” Askıda her güzel görünen kıyafet, üzerinizde güzel görünecek diye bir şey yoktur ve askıda güzel gözükmeyen bir giysi  de üzerinizde güzel gözükebilir. Bay Geoffrey Beene bir keresinde bana şöyle demişti : Moda paltonun önünde ya da arkasında olan değil, ikisinin arasında olandır.

Haksız sayılmaz öyle değil  mi? Model Natalia Vodianova, I-D dergisi bahar 2010 sayısı için Paolo Roversi tarafından görüntülenmiş.

This fashion tip comes from Alber Elbaz, who’s the artistic director of Lanvin, isn’t he right? The pic is from I-D’s spring 2010 editorial, Natalia Vodianova by Paolo Roversi.

Fashiongonerouge

Garaja indik

Akmerkez’in 35 tasarımcıyla gerçekleştirdiği etkinliğin son ayağı olan Fashionair Garage Sale Party’ye dün akşam 20:00 sularında giriş yaptık. İlk anda gözümüze DB Junk ekibinin katılan tasarımcıların kıyafetleri eşliğinde gerçekleştirilen fotoğraf çalışması çarptı. Kendi tarzlarının devamı olan bu çalışmayla ilgili bilgi aldıktan sonra etrafı dolaşıp, hemen garage sale bölümüne geçtik. Tasarımcıların eski sezon kıyafetlerini bulabileceğiniz bu bölümde fiyatlar ve gördüklerimiz bizi fazla memnun etmediğinden alışveriş hevesimizi hayata geçiremedik. Keşke bu tasarımcılar bu etkinliğe özel birer tişört tasarlasalardı  ve bu tişörtlerin geliri yine Bir dilek tut Türkiye’ye bağışlansaydı, herkes en azından bir tişört alarak, olaya daha fazla katkıda bulunabilirdi. Canlı müzik grubu Luxus’u biraz dinleyip, Akmerkez’e yöneldik. Başlayan Mango indiriminin, tenha saatlerine rast geldiğimizden, beğendiğimiz birer parçayı saflarımıza katarak, içimizde yanan alışveriş ateşini  kısmen de olsa, söndürmüş olduk.

Last night we’ve been to Akmerkez shopping mall for Fashionair Garage Sale Party. This party was about, fashion, music, charity however we couldn’t buy anything because there were nothing we liked. After spending some time and listening some live music, we went to the shopping mall and had some pieces from Mango sale.

Cadı tweet peşinde / Me trying to shoot a tweet photo
Ayakkabılar, ayakkabılar, ayakkabılar : Ben, D. ve Iconjane  / Shoes shoes shoes; me, D. and Iconjane
Styleboom Güneş Dericioğlu tasarımları peşinde / Styleboom was after Gunes Dericioğlu’s pieces.

Okura not:Büyük makinemi yanıma almadığım belli oluyor mu?
Note to readers: Is it so obvious that I wasn’t carrying my big camera with me?

Iconjane’le Fashionair hatırası / A photo with Iconjane

Bir dergiye kapak olsam

Bir gün benim de illustrasyonumun yapılacağı aklımın köşesinden geçmezken, Panoya Takılanlar blogunun yazarı Gizem’in posta kutuma düşen hediyesi bunu değiştirdi. Ben tüm çalışmalarını çok keyifli buldum, ellerine sağlık derken, bana bu mutluluğu yaşattığı için de kendisine çok çok teşekkür ederim :) .
I’ve never thought somebody will illustrate me one day but this has changed when I saw Gizem’s present in my mailbox. Her blog called Panoya Takılanlar and I really liked every piece of her work. From the bottom of my heart I really like to say thank you and well done :) .

Art of The Trench Magnum Photos işbirliği

Burberry’nin trençkotun en güzel hallerini The Sartorialist ile beraber bizlere gösterdiği The Art of the Trench sitesinden daha önceki bir yazımda  bahsetmiştim. Şimdi aynı site önemli fotoğraf arşivlerinden birine sahip olan Magnum photos ile işbirliği yapmış ve Magnum fotoğrafçılarından Bruce Gilden, Gueorgui Pinkhassov, Christopher Andersson, Olivia Arthur, Elliot Erwin ve Jim Goldenberg, Londra,New York, San Francisco ve Brooklyn gibi şehirlerdeki trençkot sanatını kendilerine özgün stilleriyle fotoğraflandırmışlar, laf aramızda ben Sartorialist işbirliğinin sonuçlarını daha fazla beğenmiştim.

http://artofthetrench.com/#

I wrote about Burberry’s The Art of the Trench site and their collaboration with The Sartorialist here before. A new collaboration’s been made with the Magnum photos and their photographers Bruce Gilden, Gueorgui Pinkhassov, Christopher Andersson, Olivia Arthur, Elliot Erwin ve Jim Goldenberg took photos in their style around London, New York, San Francisco and Brooklyn, however I like the one with the Sartorialist better .
http://artofthetrench.com/#

Infomag

Aylık iş ve ekonomi dergisi Infomag’de bu ay blogların ekonomik yüzü inceleniyor, bize bir de bu yönden bakın :)
Infomag is a monthly business and economy magazine and in May issue they are undermining the economical aspect of the blogs.. Take a look at us from this point of view . ( Sorry whole story is in Turkish)