Merhaba
. Bugün bloguma girebildiğimi farkettim ve geçen hafta Markiz Pasajı’nda yapılan All Adidas Party’i paylaşmaya değer olduğu için, geç de olsa yazmalıyım diye düşündüm. Farklı dans ve performans gösterileriyle renklenen podyum, Adidas’a yakışır dinamiklikteydi.Ben biraz arkada kaldığım için hepsine şahit olamasam da sevgili Offnegiysem oldukça güzel videolar çekmeyi başarmış. Podyumdaki hareketi, merakla beklenen Roisin Murhpy devraldı. Ben kendisini Amsterdam’da canlı izlediğim için buradaki performansından aynı tadı alamasam da, sonlara doğru kendi şarkılarından bölümler söylediğinde ortam daha bir güzelleşti. Bee Gee’nin seti geceye güzel bir nokta koyarak hepimize ” we are all in” dedirtmeyi başardı.
Hi
. I’m able to reach my blog today and wanted to share All Adidas Party which was last Wednesday at Markiz Pasajı. The fashion show was very colorful with all the dance and performances and very Adidas ofcourse. I wasn’t able to shoot nice pics or videos but my fellow blogger offnegiysem did a great job. The expected star of the night was Roisin Murphy but since I’ve seen her live in Amsterdam, her performance here didn’t give me much but it was fun at the end. Bee Gee’s dj set was the last performance of the night and at the end of the night , we are sure that “we are all in”.
Istanbul Fashion Week’e merhaba dün akşamki Koza Genç Moda Tasarımcılar yarışması finali ile oldu. ITU Taşkışla avlusunda Styleseeking Zurich ve IFW’nin resmi davetlisi olan blogger Pascal Grob‘la buluşup zaten bir sessiz ve hareketsiz olan ortamdan defile çadırına doğru ilerledik. Kırmızı kadifeler ve aynalar kaplı yol düşündüğümüzden uzun sürdü ve sonunda çadıra ulaştık. Salonun büyük bir bölümü tahmin edeceğiniz gibi protokole ayrıldığı için uygun gördüğümüz bir yere konuslanmıştık ki, TrendtasticNY‘da bize katıldı. Geçen seneye göre izleme imkanı fazlasıyla artan çadırda, sıcak da gittikçe artarken, teniste başarısı olmayan yegane “tenisçi” Anna Kournikova’nın geldiğini onu kovalayan basın ordusundan anladık. Patricia Field karşımızdan kırmızı bir gölge olarak süzülürken, neden karşı tarafta oturamadık diye üzüldük. Herkesin zar zor yerini almasıyla assolist kostümü ile Ceylan Saner belirip, şovu başlatabildi. Daha önce Fashionable Istanbul kapsamında izlediğim Vivienne Westwood Anglomania şovundaki gibi püsküllerden oluşan perdeye yansıtılan görseller eşliğinde sunulan tasarımlar birer birer geçerken, genelde her şey bize bir şeyleri çağrıştırdı. McQueen, Balmain, Hakan Yıldırım ve Arzu Kaprol etkileri açıkça görülen parçaları izlerken, benim karşıda leopar ceketi, şapkası ve makyajıyla moda dünyasında önemli bir figür olan Anna Piaggi’yi farkettiğim dakika, bu nitelikte birisinin IFW’yi izlemesi ve onunla aynı ortamda bulunabilme sansım sebebiyle benim için gecenin en üst noktasıydı sanırım. Gecenin sonunda, sevinenler şu şekilde belirlendi : Hazır giyim kategorisinde Nil Kandemir, Burçak Ceylan ve Esra Ayşe Akkaya, deri kategorisinde Meltem Özbek ve Özgür Fırat. Çağrılanların ortamı takdir etmediği ama yerli blog yazarlarının orda bulunmaya layık görülmediği Elle dergisinin partisine gidemediğimiz için, gece ile ilgili izlenimlerim şimdilik bunlar. Bakalım IFW’nin geri kalanında bizi neler bekliyor, anında öğrenmek için ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz, şimdilik kıyafet postuna kadar hoşçakalın :) http://twitter.com/modacadisi
Last night Koza Young Designers Awards has been held in ITU Taskışla where I meet my dear friends Styleseeking Zurich, TrendtasticNY and officially invited blogger Pascal Grob. The designs were always inspired by some other designers like McQueen, Balmain, Hakaan and Arzu Kaprol so there weren’t many things which were fresh.The crowd was an interesting mosaic from Anna Piaggi to Anna Kournikova. The winnera are in ready to wear category Nil Kandemir, Burçak Ceylan , Esra Ayşe Akkaya and in leather category Meltem Özbek ve Özgür Fırat. Please follow my twitter for the updates about IFW, see you soon
.
Yoğun IFW gündemiyle her gün kıyafet postu yapmak kaçınılmaz olacak, işte dün akşaminkiler:
It will be inevitable not to post outfits daily with these busy IFW schedule so here’s from last night:
Sıradaki arkadaş bir süredir ortalarda gözükmüyordu, D. IFW özel:
My next guest wasn’t around here for a while, D. for IFW special:
İlk gün benim için verimsiz geçti diyebilirim. Önce Günseli Türkay defilesini kaçırıp, bitene kadar dışarda tweetlerle idare ettim. Günün son defilesi Bora Aksu’ya kadar avluda biraz vakit geçirdik ancak katılımcı tarzları bakımından düne göre daha düzgün bir profil olmasına rağmen ben bir şey çekemedim. Bora Aksu defilesi yabancı basının akınına uğrarken, kapıdaki kaos ortamı herkesi oldukça gerdi. Biraz yine düzgün fotograflayamadığım koleksiyondan bahsetmek gerekirse; Aksu’nun ilk kez katıldığı IFW’e Istanbul adlı koleksiyonuyla merhaba diyor.Pastel renkler kontrast renklerle bölünürken, kıyafetlerin iç detayları dikkat çekiyor. Defilenin ikinci bölümü siyahlara ayrılmış, tüm elbiseler taytlarla tamamlanırken, dore piton görünümlü olanlar etkileyiciydi. Japon şapka tasarımcısı Misa Harada ile yapılan iş birliği sonucunda ortaya çıkan şapkaları da beğendim. Çıkışta 5-10 dakika avluda takılıp, evin yolunu tuttum, yarın başlayacak esas performansıma kadar dinlenmeye karar verdim
.
First day of the IFW was a little bit dry for me. I missed Günseli Türkay show and read the tweets outside. Until the other show we hung at the garden but I was unlucky about picturing the crowd and the show.. Bora Aksu show seemed to attract foreign press while the door was a total chaos. This was the first collection of Aksu at IFW and named Istanbul. The collection can be described as an eclectic mix. Pastel colour pallett divided by strong colour blocks and created a stange contrast. In this collection Misa Harada designed the special hats. After the show I stayed 10 min max at the courtyard and came home to store some energy for tomorrow
.
Sıcak ve aradaki uzun bekleyişten kaçıp, eve sığındık Styleseekingzurich’le klimanın karşısında dinleniyoruz. Günün ilk defilesi benim de merak ettiğim Gül Ağış, Zeynep Tosun ve Zeynep Erdoğan’lı karma defileydi. Yine erken davranamayıp arka sıralarda izleme fırsatı bulduğum defile, Ağış’ın deri tasarımlara yer veren Lug Von Siga markasıyla başladı. Bej,mavi, krem tonlarına yer verilen koleksiyon ben de fazla iz bırakmadı. Sırada, uzaktan tasarımlarından hoşlandığım Zeynep Tosun vardı. Sarılı,mavili,kırmızılı renkli paletinde şifon oldukça fazla kullanılmıştı. Omuz dekolteleri arasından, selam diyen iç giyimin dozunda bir seksiliği vardı. Ayrı parçaların üstlerine atılan ceketler özellikle sarı uçları püsküllü pelerin defilenin yıldız parçası olurken, aynı kelimeyi Zeynep Tosun için de kullanabilirim.. Zeynep Erdoğan her zaman alıştığımız canlı renklerden farklı olarak, daha naturel tonları tercih etmişti, el efektinin bolca yer verildiği koleksiyonda en güzel uygulama saç bantları olmuştu. Biraz kendini tekrarladığını düşündüğüm Erdoğan’ın koleksiyonu, bana pek tat vermedi.
p.s: Biliyorum, uzak fotolar kıyafetleri göstermiyor:(
Now we’re at home with Styleseekingzurich, tried to run away from hot weather outside, just to be fresh for the evening show. Today’s first show was belong to Gül Ağış, Zeynep Tosun and Zeynep Erdoğan. Zeynep Tosun was the star of the show and I really like colour palette, floaty chiffons and peekaboo underwear. The yellow baroque cape was a must have item from the whole collection.
p.s: I know very distant photos don’t do the justice to clothes.
İskoçya’da efsaneler bitmez bilirsiniz. İşte bu efsanelerden birisini dün gece M.A.C anlattı, biz dinledik: ” bir tartan masalı”. Garaj İstanbul’da yeni yılbaşı koleksiyonu için verilen parti, ekosenin ter türünü barındırırken, benim için de son zamanların en güzellerinden biri oldu. Kiltleriyle geceye katılan erkek fazla olmasa da, servis elemanlarının farklı tarzları, güler yüzleri ve ilgileri onları aratmadı
Kurulan sahnede teatral bir sunumla anlatılan efsane, panlardan, punklara, prenseslerden, kirpilere uzanıp bizi oldukça eğlendirdi. Koleksiyon da ,gece gibi oldukça güzel ve geniş , herkesin beğenisine uygun renk seçenekleri, farklı formlar, hoş ekose ambalajlarıyla bize göz kırpıyor ve bu hikayeyi yaşamaya davet ediyor.
Hareketli bir hafta sonu neticesinde, anlatılacaklar, düzenlenecek fotoğraflar yığılmışken, an itibarıyla ben de koltuğa yığılmış durumdayım. Onlara sıra gelene kadar sizi Monaco Grand Prix’sinden hoş bir fotoğrafla bırakıyorum ve huzurlarınızdan ayrılıyorum.
It was a busy weekend, a lot things to be told and many photos to be post but now I’m just tired, lying on the couch .Until then I’d like to share this photo from Monaco Grand Prix with you and say good bye for now.
Dün akşam Binboa yeni votkası strawberry pink’i IKSV’nin üst katındaki X’de tanıttı. Moda ile yakın ilişkisi bilinen markanın bu seferde tasarımcılardan güç alması kaçınılmazdı,Cem Lokmanhekim,Dilruba Sarıyer ve Zeynep Tosun pembe tasarımlarıyla geceye renk kattı, manzaraya karşı pembe lezzetlerin tadına varıldı, benim favorim” frozen” dı.

İyi haftalar! Festival sever bir insan ve hayallerinde en az 1 yaz boyunca festival gezmek isteyen biri olarak ben ( Coachella, Glastonbury, Rock am ring, Roskilde,Sonar, Sziget..vs vs), burnumun dibinde Freshtival’i bulunca kaçır mıyım? Trafiğin de etkisiyle 18:30 gibi Küçükçiftlik Parkı’na giriş yaptık, sahnede The Phenomenal Handclap band, ortam güzel, Tabe Kıyamet’inden, vintage gözlüklere, Dj Hero’dan dönmedolaba kadar bir sürü aktivite var. Geçen sene oldukça az olan çim alan fazlalaştırılmış ancak yine de yetmemiş, bana göre mekan seçimi daha isabetli, dolayısı ile samimi olmuş. Biraz takılıp, fotoğraf çekip, festival yemeklerinden haz etmeyerek Num Num’da soğan halkalarını, nachoları mideye indirip, ikinci atağı gerçekleştirdik. Katılımcı sayısının artması ve içilen biraların etkisini göstermesi ile merhaba uzun tuvalet kuyrukları güle güle festivalin tadına varılacak zamanlar dedik. Müzik çok tat vermiyor, heyecanla Mika’yı bekliyoruz, benim tek isteğim “Relax”‘i söylemesi. Zaman geliyor, ilk şarkı relax, twitter’a yazıp, başka bir şey isteseymişim diyorum :)) Big Girl, Blame it on the girls, love today, Grace Kelly.. şarkıları birer birer gelirken, Mika aralarda basbayağı Türkçe konusuyor. Hayır öyle bildiğiniz kırık dökük teşekkürler, merhaba falan demiyor, uzun cümleler kuruyor, parıldayan ayakkabıları ve parmakları üstünde durması bize minik MJ doneleri veriyor. Mika’nın eğlenceli performansının bitmesine az kala oradan ayrılıyoruz ve diyoruz ki:
Hello ! Freshtival on Saturday was nice for me beceause I’m such a festival lover, if I’d had a chance I’ll travel to all music festivals like Coachella, Glastonbury, Rock am ring, Roskilde,Sonar, Sziget.. etc. Music wasn’t that good but Mika was great so we were out saying these from love today:
Moda, müzik, garage sale, yardım… bu kelimeler ilgini çekiyorsa yarın ( 08 Haziran Salı) 19:30′dan itibaren Akmerkez 4. Garaj-Human Parking Area’da hepsi seni bekliyor olacak, şimdiden iyi eğlenceler!
Fashion, music, garage sale, charity.. if these words are appealing to you, all will be in Akmerkez shopping mall 4th Garage-Human Parking area starting from 19:30 tomorrow ( 08.06.2010). Have fun!
Dışarıda yağmur hiç durmadan yağarken, içimizden değil giyinmek, evden çıkmak bile gelmezken CFDA (The Council of Fashion Designers of Amerika yani Amerikalı tasarımcılar birligi) ödülleri New York’ta sahiplerini buldu. Yağmuru boş verip güne kimler sevinmiş, kimler neler giymiş,öyle bir postla başlayalım.
Özel Ödül: Alexander McQueen
Yılın tasarımcısı (Kadın giyim): Marc Jacobs
Yılın tasarımcısı (Erkek giyim): Rag&Bone (David Neville and Marcus Wainwright)
Yılın aksesuar tasarımcısı: Alexis Bittar
Swarovski özel ödülü ( Kadın giyim) : Jason Wu
Swarovski özel ödülü ( Erkek giyim) : Richard Chai
Swarovski aksesuar tasarımı ödülü: Alexander Wang
Uluslararası tasarımcı ödülü: Christopher Bailey -Burberry
Hayat boyu başarı ödülü : Michael Kors
Populerlik odulu : Ralph Lauren
Moda ikonu ödülü: Iman
Gwyneth Paltrow in Michael Kors
Continuous rain is still affecting us, we don’t wanna wear anything, even don’t wanna get out of our homes. While this the situation here the the winners of CFDA (The Council of Fashion Designers of Amerika ) Awards 2010 took their awards yesterday, let’s take a look at the winners and who wore what which is way better than rain.
Board of Directors Special Tribute : Alexander McQueen
Womenswear Designer of the Year : Marc Jacobs
Menswear Designer of the Year : Rag & Bone ( David Neville and Marcus Wainwright)
Accessory Designer of the Year : Alexis Bittar
Swarovski Award for Womenswear : Jason Wu
Swarovski Award for Menswear : Richard Chai
Swarovski Award for Accessory Design : Alexander Wang
International Award : Christopher Bailey for Burberry
Geoffrey Beene Lifetime Achievement Award : Michael Kors
Eugenia Sheppard Award: Paper Magazine’s Kim Hastreiter
Eleanor Lambert Award : Vogue’s Tonne Goodman
L’Oréal Popular Vote Award : Ralph Lauren
Fashion Icon Award: Iman
Jessica Stam’da Iman gibi Giambattista Valli giyenlerden / Jessica Stam was also wearing Giambattista Valli just like Iman.
Style,livejournal,WWD